MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, davalının cari hesap alacağı nedeniyle 293.490,71 TL asıl alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, davacıların davalıya 157,725,69 TL borcunun olduğunu ileri sürerek, davacının davalıya 135,765,02 TL borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini ve inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tarafların mutabık olduğu 18/06/2008 tarihli ihtarnamede belirlenen miktardan, davacı tarafından banka havalesi ile yapılan dekontlu ödemelerin mahsubu ve davalının sözleşmeye dayanarak talep ettiği vade farkı bedelinin davalı alacağına eklenmesi neticesinde, davacının davalı aleyhine başlatılan takipte 62.311,92-TL borçlu olmadığı, davalının kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden taraflardan alınmasına, 18/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.