MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı şirket yönünden davanın kabulüne davalı banka yönünden ise davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı şirkete emanet olarak verilen çekin, davalı şirket tarafından teminat olarak diğer davalı bankaya verildiğini, çekin iade edilmek üzere emanet olarak verildiğine ilişkin taahhütname bulunduğunu, çekin tahsil için bankaya verildiğini, çekin teminat ve rehin cirosu mevcut olmadığından çeki elinde bulunduran davalı bankaya karşı davacının her türlü def'i ileri sürme hakkının mevcut olduğunu belirterek, davacının çekten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davalı şirket tarafından çekin bankaya temlik cirosu ile ciro ve teslim edildiğini, tarafların arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğunu,dava dilekçesinde belirtilen taahhütnameden haberdar olunmadığı için çeke ilişkin olarak bir bağlayıcılığın söz konusu olmadığını,bankanın iyi niyetli hamil olduğunu savunarak, davanın reddini ve %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiş, şirket yetkilisi duruşmadaki beyanında, çekin emanet olarak alındığını, emanet alınan bu çekin 10/10/2013 tarihine kadar ...'a iade edileceğine dair iade sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, bu sözleşmeyi şirketin temsilcisi olarak imzaladığını, ...'dan hiçbir alacaklarının olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, çek üzerindeki davalı lehtar tarafından yapılan cironun temlik cirosu niteliğinde olduğu,lehtarın kıymetli evrak üzerinden anlaşılan temlik cirosu iradesinin tahsil yahut rehin cirosu olduğunu iddia eden davacının bu iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı,keşidecinin salt lehtara karşı borçlu olmadığını ispatlaması, hamile karşı açılan davanın ispatlanması için yeterli olmadığı, lehtarın imzasını taşıyan belgede dava konusu çekin emanet olarak verildiği ve iade edileceği yazılı olması sebebiyle davaya konu çek nedeniyle davacının davalı lehtara borçlu olmadığı, ancak bedelsizlik def'inin kötüniyeti iddia ve ispat edilemeyen davalı hamile karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kabulüne, davalı banka yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy