MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalı ile aralarında yapmış oldukları 06/10/2006 tarihli sözleşme ile iki ayrı iş yerini 120.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedellerle davalıya sattığını, sözleşme gereğince satışa konu gayrimenkuller üzerindeki ipoteğin tarafınca kaldırıldığını ancak satış bedellerinin ödenmediğini, ihtar üzerine davalının her iki gayrimenkul için 65.000,00 TL ödemede bulunduğunu, ekonomik sıkıntı içinde olduğundan bu ödemeyi kabul ettiğini ve davalının kendisine hiçbir alacağı kalmadığına ilişkin eski tarihli bir belge imzalattığını, ancak alacağının tamamını tahsil edemediğinden dolayı başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibinin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satış bedellerinin tamamını almadığı yönündeki iddialarını 8 yıl sonra ileri sürmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, zira dava konusu edilen taşınmazların bedelinin tamamının müvekkilince ödendiğini belirterek, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takip dosyasında davalı borçlunun süresinde yetki itirazında bulunduğu, davalı borçlunun takip tarihi itibariyle yerleşim yeri adresinin ... İcra Dairelerinin yetki sınırları içerisinde olduğu, takibin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşınmaz satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen 06/10/2006 tarihli sözleşmede borcun ifa yeri belirlenmemiştir. TBK'nun 89. maddesi hükmü uyarınca borcun ifa yeri taraflarca belirlenmediği taktirde para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Şu halde somut dosyada, davacı alacaklının ikametgahı mahkemesi ve icra daireleri yetkili olup, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.