.....
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince ise duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı asil ....ile vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının davacı şirkette evrak işlerini takip eden bir işçi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin bir soruşturma nedeniyle tutuklandığı bir dönemde davacı şirketin bankacılık işlerinin takip edilmesi bakımından davalıya verdiği boş ve imzalı A4 kağıdının üzerine sonradan kambiyo senedine ilişkin metni ekleyerek davacı şirket hakkında takip yaptığını, davalının işçisi olduğu şirketten 4.000.000,00 bedelli bir alacağının olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının bahsedilen bono ve icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya konu bononun davacının gerçekte sahibi olmasına rağmen kağıt üstünde davalı adına kayıtlı görülen ve davacının talimatları ile yönetilen dava dışı ......vergi borcu ile 3. kişilere olan borçlarına karşılık davacının borçları ödemesinin ve bu süreçte davalının uğrayacağı zararların teminatı olarak davalıya verildiğini, davalının davacı tarafın talimatı ile vergi borcunu yapılandırmasına rağmen davacı tarafından ilk taksitten sonraki taksitlerin ödenmediğini, davacının kendi borçlarını davalı üzerine yıktığını, bu nedenle dava konusu bononun takibe konulduğunu davacının ileri sürdüğü iddiaların ve sahtecilik iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin davalının resmi kayıtlara göre ortağı ve yetkilisi gözüktüğü, gerçekte davacı şirket ortaklarına ait olan dava dışı .....vergi borçlarının ödenmesinin teminatı olarak davalıya verildiği, davalının senedi takibe koyduğu tarihte vergi borcunun tamamının ödenmemiş olduğu ancak ödenmiş olan 99.122,56 TL yönünden teminat senedinin tahsili koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ..... 2011/7601 sayılı takip dosyasında takip tarihinde 99.122,56 TL üzerindeki miktar için tahsilin koşulları gerçekleşmediğinden, takibin bu miktarın üzerinde kalan kısmı için iptaline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takip ve bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkin menfi tespit davasıdır. Bu durumda kurulacak hüküm borçlu olunmadığı belirlenen miktar için menfi tespit hükmüdür. Oysa mahkemece HMK'nun 297.maddesine aykırı olarak olumlu tespit hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 1.350,00'ar TL duruşma vekalet ücretinin tarafların bir diğerinden alınıp yek diğerine ödenmesine, peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 08/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy