MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... vek. Av. ... gelmiş, başka gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Ltd. Şti.'in temsilcisi olarak dava dışı ... Ticaret ile ortaklık sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme uyarınca dava konusu teminat senedinin yediemin olarak dava dışı ...'ye teslim edildiğini ancak ... şirketinin yetkilisi olan davalı ...'nun senedi yedieminden alarak davalı ...'e ciro ettiğini ve senedin icra takibine konulduğunu, iddia ederek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin büyük ortağı ve temsilcisi olduğu dava dışı ... Ltd. Şti. ile ... adlı firmanın yetkili temsilcisi olduğunu iddia ederek ... şirketi adına hareketle davacının sözleşme imzaladığını ancak davacının şirket yetkilisi olmadığını, sözleşmenin kurulmaması nedeniyle müvekkilinin yaklaşık 3.500.000,00 TL zararının olup, bu zararın davacı yanca ödenmesi gerektiğini, davacının bu nedenle senedi müvekkiline verdiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, bono altındaki imzanın davacıya ait olduğu ve davacının ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olmadığı, davacının dayandığı sözleşmenin ... Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti. arasında imzalandığı, ...Ltd. Şti. adına imza atan davacının şirket yetkilisi olmadığından sözleşmenin geçersiz bulunduğu, davacının bono nedeniyle şahsi olarak sorumlu olduğu, alınan ve infaz edilen tedbir kararı nedeniyle davacının tazminata mahkum edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, % 20 oranında tazminatın davacıdan alınarak takip alacaklısı davalı ...'e verilmesine, davalı ...'nun tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılar ceza yargılaması sırasında verdikleri ifadelerde dava konusu senedin teminat senedi olduğunu beyan etmişler ve böylece davacının teminat senedi olduğu yönündeki iddiayı kabul etmiş ayrıca davalılardan ... Delil senedin kendisine tahsil amacı ile devredildiğini ifadesinde açıklamıştır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu senedin teminat senedi olduğunun tarafların karşılıklı beyanları ile sabit olduğuna göre neyin teminatı olduğu hususu açıklattırılarak teminat fonksiyonunun devam edip etmediği ve teminat altına alınan borç varsa bunun miktarı araştırılıp, tespit edilerek senedin hangi miktar bakımından takip edilebileceği hususları net bir şekilde belirlenip, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy