(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davacının, dava dışı ... ve Dış Tic.Ltd.Şti'ni temsilen imzaladığı 10/06/2013 vade tarihli, 30.000TL tutarlı senet üzerine adı sonradan avalist olarak yazılarak icra takibine konu edildiğini, davacının senette şahsi imzasının bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve davalı hakkında kötüniyet tazminatı ile 20.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahrifat iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının kendilerine 400.000 TL borçlu olduğunu, davalının karşılıksız çıkan çeklere karşılık, davaya konu senetleri düzenleyerek davalıya verdiğini, ayrıca, şikayetleri üzerine dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmanın halen sürdüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu bonolar üzerinde davacının ve dava dışı şirketin adı yer almakta ise de tek bir keşideci imzasının bulunması karşısında davacının dava dışı şirketi temsilen dava konusu bonoları imzaladığının kabulünün gerektiği, davalının borçtan dolayı şahsi sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının ... 6.İcra Müdürlüğü'nün 2013/11494 esas sayılı icra dosyası ile takibe konulan 10/06/2013 ve 30/05/2013 tarihli 30.000 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu 2 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Davaya konu bonoların incelenmesinde keşideci kısmında ...'nın ismi bulunduğu, imzanın ise kaşe dışında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu bonolardaki yazıların ve keşideci kısmındaki ... isminin aynı kalem ve el ürünü olup olmadığının grafoloji uzmanı bilirkişiye tespit ettirilerek aynı el ürünü olduğu anlaşılması halinde davaya konu bonoların keşidecisinin davacı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yönden alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 18/01/2018 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy