MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari alışveriş sonucu davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıya kavrulmuş kahve satıldığını, davalının borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibe itirazının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davacı ile 2013 yılından bu yana ticari ilişkisinin olmadığını, ticaret yaptığı dönemlerde ödemelerini banka havalesi ile yaptığını, uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, işlettiği büfesini 7 ay öne terkin ettiğini, bir büfe için 15.000 TL kahve alımının mümkün olmadığını, davacının haricen hayali irsaliye ve fatura düzenleyerek kendisini borçlu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ticarethanesinin 30.09.2014 tarihine kadar aktif olduğu, davacı ile davalı arasında daha önceye dayalı ticari ilişkide ödenmeyen faturaların olduğu, benzeri hacimde ve miktarda kahve alışverişi yapıldığı, dava konusu alışverişe ilişkin düzenlenen fatura, irsaliye ve cari hesap ekstrelerinin birbirleri ile tutarlı olduğu, davalının aksini ispat edemediği, alacağın likit olduğu, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulü ile davalının asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyize konu edilmiştir.
Dava cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, davalı borçlu davacıya herhangi bir borcu olmadığını, icra takip konusu malların kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Bu durumda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve aralarındaki ticari ilişkiden dolayı alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Davacı ve davalının delillerinin ibrazı sağlanarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin incelenerek icra takip tarihi itibariyle alacak borç durumunun tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece tüm deliller toplanmaksızın varsayıma dayalı gerekçe oluşturularak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy