MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, takip dayanağı faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine yöneliktir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 1-Açılan davanın kabulüne, 2-Davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, tavzih ile hüküm kısmına "13/06/2011 tarihi itibari ile yatırılan 7.690,00 TL'nin 13/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine" ibaresi eklenmiştir. Hükmün tavzihi, 6100 sayılı HMK'nun 305. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyor ise, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” Mahkemece anılan Yasa hükmü gözetilmeksizin, tavzih ile hükmün değişirilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy