MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı tarafça davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davacının davalıya emanet olarak borç mahiyetinde banka aracılığı ile 35.000 TL yatırdığını, davalının geri ödemediğini, davalıya ihtarname çekilerek temerrüde düşürüldüğünü belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin davacıdan para talep etmesinin mümkün olmadığını, dekontta emaneten yazmasının anlam ifade etmediğini, makbuzun borç ödeme olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli 2015/3985 E. 2015/8195 K. sayılı ilamı ile "Davacının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi, dava konusu ödünç para verme işlemi TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava kapsamında olmadığından genel hükümlere göre yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının ibraz ettiği 25/02/2013 banka dekontunda paranın emanet olarak yatırıldığının yazılı olduğu, davalının cevap dilekçesindeki ve icra dosyasındaki ticari ilişki olmadığına dair beyanları banka dekontu dikkate alınarak ispat külfetinin davalı üzerine döndüğü, dava konusu alacağın varlığının ispatı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada talep edilen bedel likit (bilinebilir) nitelikte olduğundan ve davalı haksız görüldüğünden İİK'nın 67/2. maddesinde öngörülen icra inkar tazminatı koşulları oluştuğu için davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINApeşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy