MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine kredi kartı borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını belirterek, dosyanın zaman aşımına uğraması nedeniyle müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine, bu iddia reddedilirse, ilgili faiz ve avukatlık ücretinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun' un 5.maddesine aykırı olması sebebi ile geçersiz sayılmasına ve yasal faiz uygulanarak borcun tespitine, bu da mümkün değil ise TBK 120. ve 88. maddeleri uyarınca faiz hesaplaması yapılarak borcun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesinde zaman aşımı süresinin 20 yıl olması nedeniyle zaman aşımı itirazının yerinde olmadığını, davacının 2001 yılından beri borcunu ödemediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 18.03.2015 Tarih 2014/1160 Esas, 2015/639 Sayılı Karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.04.2016 Tarih, 2015/15728 Esas, 2016/6419 Karar Sayılı ilamında belirtilen, “Dava, İİK'nın 72. maddesi hükmüne dayalı menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak, menfi tespitine hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, davalının takip tarihi itibariyle 479,55 TL, dava tarihi itibariyle 17.002,19 TL davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, zaman aşımına ve faize itiraza dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Zaman aşımı itirazı alacak ya da itirazın iptali davalarında defi olarak ileri sürülebilir bir itiraz olup, münhasıran menfi tespit davasına dayanak yapılamaz. Diğer yandan davacı ayrıca faiz oranına itiraz ederken TBK 88. ve 120. maddelerinin uygulanmasını talep etmiş ise de bahsi geçen maddeler 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, daha önceki tarihte doğan hukuki ilişkiler yönünden uygulanamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 20/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy