MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından duruşmaya başlanarak temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
(1)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
(2)Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararın ikinci bendinde; “Davacı, dava dilekçesinde davalıdan alacak talebinde de bulunmuş ise de, talebinin harcını yatırmadığı ve bu talebini atiye terk ettiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” denildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu bende yer verilmeyerek, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal HMK. m. 298/f.II’ye aykırılık teşkil etmektedir.
(3)Her ne kadar mahkemece davalıya ödenen 49.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davacı tarafın bu alacağa faiz işletilmesi yönündeki bir talebine dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Davacının talebi olmaksızın bu miktar alacağa 08.05.2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi HMK. m. 26’ya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bendlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 08/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy