19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... Mühendislik Müteahhitlik Gıda Ltd.Şti ve ... yönünden kısmen kabulüne, davalılar ..., ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı ... Mühendislik Ltd.Şti ile ... yönünden davanın kısmen kabulüne, takibin ... Mühendislik Ltd.Şti yönünden 166.147,34 TL asıl alacak, 12.563,47 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 628 TL Bsmv, 227,44 TL noterlik masrafı olmak üzere toplam 179.566,42 TL üzerinden devamına, ... yönünden, 166.638,01 TL asıl alacak, 1.778,80 TL işlemiş faiz, 588,94 TL Bsmv, 227,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 178.644,25 TL üzerinden devamına, davanın ... ve ... yönünden borcun dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde kefalet imzaları bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen 24/02/2009 tarihli ilk karar Dairemizin 02/12/2010 tarih ve 2010/4550 E.- 2010/13703 K. sayılı kararı ile, ''Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece davalıların rapora yönelik itirazları da gözetilerek kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı göz önünde tutularak konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ancak bozma kararı gereğince konusunda konusunda uzman bilirkişiden gerektiğinde banka kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle rapor alınması gerekirken avukat bilirkişiden rapor almak suretiyle sonuca gidilmiştir. Bozma kararıyla nasıl tahkikat yapılacağı gösterilmiş olmasına rağmen konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan yetersiz rapora göre karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek davalı kefiller ... ve ...'in davacı bankanın takibini dayandırdığı 03/08/2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde kefaletleri olup olmadığı, bu kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, kullandırılmış ise geri ödemesinin yapılıp yapılmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalılar ... ile ... 'ın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmene yer olmadığına, peşin harçların istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ... ve ...'a iadesine, 07/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.