19. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin aksaması üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde 100.000 TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmeden doğan borcun fazlasıyla ödendiğini, davalı şirketin borçlu olmadığı gibi alacaklı durumunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmeyen davalı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin borcunu ödediğini ispat edemediği, kredinin ticari olması nedeniyle asıl borçlu ile birlikte kefile de müracaat edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 oranında faiz işletilmesine ve davacı lehine %20 oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe karşı vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece alınan ilk rapora davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece ara karar uyarınca bilirkişilerden banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak itirazlar konusunda ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, ancak bilirkişiler mahkeme ara kararı doğrultusunda banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapmaksızın rapor düzenlemiş ve mahkemece ise bu yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir. Davalılar vekili tarafından ödeme iddiasında bulunulduğundan, davaya konu borçla ilgili ödeme yapılıp yapılmadığının, taraflar arasındaki alacak borç durumunun banka kayıt ve belgeleri üzerinde yeni bir bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekir. Mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 06/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy