19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların kefil olarak imzaladıkları genel kredi taahhütnamesine dayalı borcun ödenmemesi üzerine hesabı kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının davaya konu sözleşmedeki kefaletten doğan herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmediği, ödenmeyen borç toplamının 200.452,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve davalıların kabul edilen miktarın % 40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup Dairemizin 15.03.2017 tarih ve 2016/2532 esas 2017/2126 karar sayılı ilamı ile "...Davada ret olunan kısım 18.476,44 TL olduğundan, bu miktar gözetilerek yürürlükteki tarife üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş olması ve davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin bozma dışındaki temyiz itirazlarının ret edilmesi nedeni ile bozma ilamı doğrultusunda kendisini vekille temsil eden davalı yararına ret olunan kısım üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT' ne göre vekalet ücretine karar verilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin 09.06.2015 tarihli hükmü Dairemizin 15.03.2017 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma kararı ile yerel mahkemenin bu kararı tamamen şekli anlamda ortadan kalktığı halde bozmaya uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu kararda bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve bozmada işaret edilen vekalet ücretinin AAÜT' ne göre belirlenmesi yönünde karar vermekle yetinilmiştir.
Dairemizce yerel mahkeme kararının herhangi bir bölümü onanmış olmadığından kazanılmış haklar saklı kalmak ve bunlara dikkat etmek koşuluyla mahkemece HMK'nın 297/2 maddesine uygun yeni bir hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu hususa riayet edilmemiş olduğundan verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 07/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy