(1086 S. K. m. 575)
İstanbul müstantiklerinden Nazım beyin, bir irtişa mes'elesinden dolayı kendisini bila isticvap ve aleyhinde henüz hukuku amme davası açılmaksızın tevkif ettirdiğinden müddeti mevkufiyeti zarfında uğradığı cem'an 38500 lira zarar ve ziyanın tahsiline dair İbrahim zade Lütfü Bey tarafından mumaileyh aleyhine ikame olunup İstanbul Birinci Hukuk Dairesince müddeialeyhin vilayet mahkemei asliyesine tabi hakimlerden bulunmasına binaen rüyeti Temyiz Mahkemesine ait bulunduğuna karar verilen davaya müteallik evrak Başmüddeiumumilik memuriyeti aliyesinin tevdii üzerine Temyiz Dördüncü Ceza Dairei aliyesince, menşei dava her ne olursa olsun hadise tazminat ve zarar ve ziyan davasından ibaret olmasına ve meydanda bir taraftan temyiz edilmiş bir ceza hüküm ve kararıda mevcut bulunmamasına nazaran yapılacak bir muamele olmadığı derkenariyle iade olunduğu gibi yine memuriyeti müşarünileyhanın derkenariyle tevdi olunduğu Dördüncü Hukuk Dairesince de; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 575 inci maddesinde bu kabil tazminat davalarının vilayet mahkemei asliyesi aleyhinde ise esas davanın tabi olduğu Temyiz dairesinde rüyet olunacağı musarrah ve hadisede esas davanın tetkiki de dairenin vazifesinden hariç bulunmasına binaen ait olduğu daireye tevdi kılınmak üzere Birinci Riyaset dairesine tevdiine karar verilmiş ve keyfiyet tevhidi içtihat zımnında hali içtimada bulunan Hey'eti Umumiyeye arz edilmekle neticede;
Sonuç: Hey'et Temyizin iki dairesi veya bir dairenin iki kararı arasında ayni mes'eleden dolayı hasıl olan tezat ve mübayeneti halle salahiyettar olup hadisede ise Dördüncü Ceza Dairei aliyesince ittihaz edilmiş bir karar olmadığından evrakın Cumhuriyet Başmüddeiumumilik memuriyeti aliyesine tevdii tezekkür olundu. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy