(765 S. K. m. 119, 426) (5237 S. K. m. 7, 75) (5271 S. K. m. 309) (YİBK. 26.10.1932 T. 1932/29 E. 1932/12 K.) (5. CD. 21.4.2003 T. 2002/3875 E. 2003/2172 K.)
Dava: Pornoğrafik nitelikli CD satmak suçundan sanık Bülent Albayrak'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 426/1, 119. maddeleri gereğince 8.756.418.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 7.Sulh Ceza Mahkemesinin 05.11.2004 tarihli ve 2004/1248-1180 sayılı ceza kararnamesine yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2005 tarihli ve 2005/76 müteferrik sayılı kararını müteakip bu cezasının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun lehe hükümler içerdiğinden bahisle uygulanmasına ve cezanın düşürülmesine dair talep üzerine, temel cezanın 5.837 Yeni Türk Lirasına indirilmesine dair, Ankara 7.Sulh Ceza Mahkemesinin 08.07.2005 tarihli ve 2004/1248-1180 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2005 tarihli ve 2005/325 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya da;
1- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12.12.2002 tarihli ve 2002/8559-8383 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, dava konusu CD'lerin mahkemece bizzat izlenmek veya bilirkişi incelenmesi yaptırılmak suretiyle halkın ar veya haya duygularını inciten veya cinsi arzuları istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olup olmadığı belirlenmeden, suçun oluştuğunu kabul eden Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.11.2004 tarihli ve 2004/1248-1180 sayılı ceza kararnamesine yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince reddine karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanunun Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3.fıkrasında Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenlemelere nazaran lehe kanun uygulaması yapılırken kanunların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, eski kanunun sanık lehine olan kısmı ile, yeni kanunun lehe olan taraflarını alıp bir karma üçüncü uygulama yapılamayacağı, somut olayda mahkemece 765 sayılı Kanunun sanık lehine olduğu tesbit edilmiş olması karşısında anılan kanunun bir bütün olarak uygulanması gerekeceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca ön ödemenin yerine getirilmemesi halinde artırım yapılmayacağından bahisle, önceki kararda 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesi gereğince yapılan artırımın hükümden çıkarılmasına karar verilmek suretiyle karma uygulama yapıldığı dikkate alınmaksızın itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.12.2005 gün ve 52754 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C. Başsavcılığından Tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: Dairemiz 21.4.2003 gün ve 2002/3875 Esas, 2003/2172 Karar sayılı ve 20.11.2003 gün ve 2003/2858-6688 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi sanığın iş yerinde ele geçirilen CD'lerdeki görüntülerin halkın ar ve haya duygularını incitip incitmediğinin, cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olup olmadığının saptanması için bilirkişiden görüş alınmadan veya hakim tarafından bizzat izlenmek suretiyle bir kanaate varılmadan CD'lerin porno olduğu yolundaki 31.12.2004 günlü gerekçesiz ve yetersiz komisyon kararını yansıtan tutanakla yetinilerek eksik soruşturma ile kurulan ceza kararnamesine vaki itirazın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi bozma nedeni olarak görüldüğünden, ayrıca, 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere davanın esasına ilişkin hükümlerin bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması kuralı duruşma yapılarak kurulan hükümler için geçerli olduğundan yeniden yapılacak yargılama, yargılamanın tekrarı mahiyetinde de olmayıp ilk defa yapılacak yargılama niteliğinde ve zorunlu mahiyette bulunduğundan, bu itibarla kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamedeki bozma sebebi yerinde görüldüğünden,
Sonuç: Kabulü ile Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2005 gün ve 2005/76 müteferrik sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, konunun esası bu şekilde çözülmüş bulunduğundan kanun yararına bozma isteminin 2. konusu ile ilgili usulen karar verilmesine gerek bulunmadığına, müteakip işlemlerin merciince yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy