(765 S. K. m. 528)
Hakikat hilafı beyanatta bulunmaktan suçlu Abdullah'ın hareketi Türk Ceza Kanununun 528 inci maddesinin ikinci fıkrasına muvafık olması hasebiyle işin mevaddı sulhiyeden bulunduğuna müstantiklikçe karar verildikten sonra mezkur maddeye tevfikan bir lira hafif para cezasiyle mahkumiyetine dair ÇAL Sulh Ceza Hakimliğinden verilen 18.7.933 tarihli hükmün, maznunun suçu hüviyeti hakkında hilafı hakikat beyanatta bulunmaktan ibaret olmayıp iki şahsa müsellehan ahzü gasp cürmü isnat etmek ve takibata başlandığı sırada bundan rücu eylemekten ibaret bulunduğu anlaşılmakta olmasına göre müstantiklikçe evvelki suçtan işin sulh mahkemesine tevdiine karar itası doğru olmadığı gibi mahkemece sabit olan cürmün mahiyetine nazaran vazife ciheti düşünülmek iktiza ederken yanlış tavsif ve tatbikle yazılı olduğu üzere karar verilmesi noktasından yazılı emirle bozulması istenmesi üzerine Temyizen tetkikinde İkinci Ceza Dairesinin 12.2.933 tarih ve 1490/831 numaralı ve Dördüncü Ceza Dairesinin 25.3.933 tarih ve 1507/1692 numaralı vazifesizlik kararları üzerine evrak C. Başmüddeiumumiliği yüksek memuriyetinin 2.4.933 tarih ve 214 numaralı derkenariyle Birinci Riyaset dairesine tevdi olunmuştur.
15.11.933 tarihine müsadif çarşamba günü içtima eden Hey'eti Umumiyeye (42) zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra keyfiyet bir defa da Birinci Reis İhsan Beyefendi Hazretleri tarafından izah edilerek reye vazolundukta:
Yazılı emrin istihdaf ettiği sarahata nazaran mezkur hükmün tetkiki İkinci Ceza Dairei aliyesinin vazifesi dahilinde olmakla evrakın dairei müşarünileyhaya tevdiine ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy