(2004 S. K. m. 134)
Dava: İhalenin feshi talebiyle vaki olan şikâyetlerin İcra ve İflâs Kanununun 134 ncü maddesinde ihale tarihinden başlayacağı ve bu tarihten itibaren mezkûr kanunun on altıncı maddesinde yazılı beş günün mürurundan sonra bu kabil şikayetlerin mercilerce dinlenilmiyeceği takarrür etmiş içtihat cümlesinden iken bu kerre yapılan müzakerede artırma ilân sureti kendisine tebliğ edilmemiş olan borçlu hakkında bu müddetin ihale tarihinde başlatılmayıp ihaleye ıttıla tarihinin nazara alınması lüzumuna dair evvelki içtihada muhalif yeni bir ekseriyetin tahassül etmiş olması hasebiyle keyfiyetin tevhidi içtihat tarikiyle halli İcra ve İflâs Dairesi Yüksek Reisliğinin 11.3.933 tarih ve 945/74 numaralı müzekkeresiyle talep ve bu babtaki evrak daireye tevdi olunmakla hadise hulâsa edilerek daktilo ile teksir ve Heyeti Umumiyeye tevzi edildikten sonra 14.2.934 tarihine müsadif çarşamba günü içtima eden Heyeti Umumiyeyekırk iki zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra söz alan dairei müşerünileyha Reisi Fuat Hulûsi Beyefendi:
2004 numaralı İcra ve İflâs Kanununun 134 ncü maddesinde ihale tarihinin şikâyet için muayyen müddete başlanıgç sayılacağı sarahaten mezkûr olduğundan dairemiz işbu sarahata istinaden karar vermekte iken yine bu kanunun on altıncı maddesine istinaden bazı arkadaşlar muhalif içtihatta bulunmuşlardır. Biz 134 ncü maddeyi imal ettik Muhalif içtihadın kabulü takdirinde bu maddedeki fıkranın imali mümkün olmıyacaktır ve vazııkanun burada üçüncü şahıs olan müşterinin malın kaç gün sonra kendisinin olacağının bilinmesi gayesini takip etmiş ve bu suretle müşteriyi tatmin etmiştir. Artırma ilânını fesh için sebep aramak lâzımdır. Fesh için dermeyan edilen sebeplerin tetkik edilebilmesi ve işin esasına intikal edilmesi için de şikâyetin müddetinde yapılması lâzımdır.
Şevket Beyefendi : Artırma ilânı tebliğ edilmeyen borçlunun gıyabında malının satılması doğru değildir. Onaltıncı maddeye göre şikâyet muamelelerin öğrenildiği tarihten beş gün içinde yapılması lâzımdır.
Fuat Hulûsi beyefendi : İçtihat sarahat olmayan yerlerdedir. Kanun istese idi (artırma tebliğ edilmemiş ise) diye bir şart koyabilirdi.
Ziya Beyefendi : Kanunun maksadı muamelenin usulü dairesinde cereyan etmesidir. Böyle olmamış ise tebliğ tarihinden itibar edilmek lâzımdır.
Şefkati Beyefendi : Müzayedeye fesat karıştırma meselesinde ıttıla tarihinden itibaren mahkemeye gidebilir.
Fuat Hulûsi Beyefendi : Burada istihdaf edilen gaye müşterinin kemali ehemmiyetle müddetini bilerek müzayedeye iştirak etmesidir. Hile meselesi başkadır. Tazminat isteyebilir. Gerek cezaî ve gerek hukukî takibat için kanun yolları açıktır. Arkadaşlarımın noktai nazarlarına göre on altıncı maddede sarahat vardır diye 134 ncü maddeyi hiç tedvin etmemek lâzımdı. Vazııkanun maslahata muvafık olması için ayrıca tedvin etmiştir, demeleriyle reye vaz edilerek ekseriyet hâsıl olamadığından diğer bir celseye bırakıldı.
16 mayıs 934 tarihine müsadif çarşamba günü tekrar içtima eden Heyeti Umumiyede tekrar müzakeresine başlandıkta Fuat Hulûsi Beyefendi tekrar hadiseyi hulâsa ettikten sonra 2004 numaralı kanun kati ve sabit bir maddeye ihtiyaç olduğu mülâhazasiyle 134 ncü maddeyi tedvin etmiştir.
Ahmet Asım Beyefendi : İhaleden evvel bütün muameleler yapılır, tebligatta yapılırsa bunda ihtilâf yoktur. Tebligat yapılmadığı takdirde ıttıla tarihinden müddetin başlaması lâzımdır. Tebliğ edilmeyen ihaleden bu suretle haberdar edilmesi lâzımdır, diyoruz.
Ziya Beyefendi : Kanunda sarahat yoktur. Sarahat yoktur diye medyunlara bu kadar ağır şerait tahmil etmek doğru değildir. Kanunun bu teklifi mâlâyutaktır.
Fuat Hulûsi Beyefendi : Tefsir çok iyi bir şeydir, yalnız sarahat olmayan yerlere hasretmek lâzımdır. Buyurdukları şekli kabul edersek bilfarz iki sene sonra ıttıla ettim diye itiraz yoluna müracaat edenler olacaktırki bu şekil hiç bir zaman kanunun maksat ve gayesine muvafık olmaz.
Birinci Reis beyefendi Hz, : On altıncı maddedeki esas 134 ncü maddeye muhalif değildir. Kanunun sarahatı veçhile muamele ifa edildiği takdirde 134 ncü maddeyi tatbik ederiz. Yoksa muamele yolunda yapılmamış, tebligat icra edilmemiş ise ihalenin vukuundan itibaren beş günlük müddet cereyana başlar, diyemeyiz, demeleriyle reye vaz olunarak neticede ekseriyet hâsıl olmadığından talik olundu. 16.5.934 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyede tekrar müzakere ve reye konuldukta:
Sonuç: İcra ve İflâs dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından dolayı tetkik merciine yapılacak şikâyetlerin müddeti bu muamelelerin öğrenildiği tarihten itibaren cereyan edeceği ve artırma ilân sureti kendilerine tebliğ edilmemiş olan borçlu ve alâkadarların ihaleden malûmatları olduğu farz edilemeyeceği cihetle bu kabil ihalelerin feshi talebiyle vaki olacak şikâyetler için kanunun teyin ettiği müddete her halde ihale tarihi başlangıç olamayıp ihalenin vukuuna ıttıla tarihi mebde olması lâzım geleceği birinci içtimada ekseriyet hasıl olamadığından ikinci içtimada ekseriyetle 16.5.1934 tarihinde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy