(647 S. K. m. 4/f, 7) (1701 S. K. m. 60, 63, 70)
Dava: Tütün kaçakçılığından dolayı hapisle birlikte 1701 numaralı kanunun (60) ıncı maddesile hükmedilen para cezalarının (91) günü geçmemek üzere üç lira mukabilinde bir gün hapsine dair olan kararın doğruluğu Üçüncü Ceza Dairesinin 12/9/936 gün ve 8058/5597 numaralı ilamile kabul edilmiş iken sigara kağıdı kaçakçılığından dolayı hapisle beraber yine 1701 numaralı kanunun (63) üncü maddesile hükmedilen para cezasının bu kanunun (70) inci maddesi mucibince hapse çevrileceğine dair olan karar Adliye Vekilliğince sözü geçen (70) inci maddenin yalnız mahsus heyetlerden verilen para cezalarında kabili tatbik olduğu hakkında verilen yazılı emir varit görülerek Üçüncü Ceza Dairesinin 29/1/935 gün ve 589/480 numaralı ilamiyle bozulmak suretiyle bu kararlar arasında içtihat ihtilafı hasıl olduğundan tevhidi Adliye Vekilliğinin iş'arına atfen Başmüddeiumumîlik makamından talep ve bu işe ait ilam suretleri daireye verilmekle 13/1/937 çarşamba günü toplanan Hey'eti Umumiyeye (47) zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra evvelemirde hadisede tevhidi içtihadı mucip bir mübayenet olup olmadığı mevzuu bahsedilmiş ve söz alan Üçüncü Ceza Dairesi Reisi Fahri; Sözü geçen ilamlarda mübayenet yoktur. Bunlardan biri bütün ve diğeri de sigara kağıdıdır. Tütün para cezaları 1701 numaralı kanunda mutlak olarak hafif para cezası olarak gösterilmiş ve bu para cezalarının hapse çevrilme usulü yine bu kanunun (70) inci maddesinde tasrih edilmiştir. Sigara para cezaları ise başka bir kanunla tayin edilir ve bu para cezalarının mahiyeti de meçhuldür. Binaenaleyh sigara kağıdı para cezaları hafif veya ağır olduğu mahsus kanunda yazılı olmadığına göre bu para cezaları için umumî kaideye göre ağır para cezası demek lazımdır. Şu takdirde (70) inci madde burada kabili tatbik olamaz.
Birinci Reis; Tevhidi içtihat kararı mucibince ikisinin mahiyeti de birdir. Binaenaleyh hapse çevrilmeleri de aynı kaideye tabidir.
Fahri; Tevhidi içtihat suretiyle bu para cezalarına tazminat denmiş olması hadisede bizi takyit etmez. Hadisede mevzuubahs olan 1701 numaralı kanunun (60) ıncı maddesile 558 numaralı kanunun 14 üncü maddesidir.
Birinci Reis; Gerek komisyondan ve gerek mahkemelerden verilen bu işlere ait para cezalarının hukuku şahsiyeden olduğunu kabul etmişizdir. Tazminat olunca (70) inci maddenin tatbik edilmesi lazımdır, ihtilaf vardır.
İbrahim Ertem: Yedi sene evvel hey'etinize gelen bir işte sigara kağıdı para cezaları hapse çevrilemez, dendi. Hadisede ihtilaf olabilmesi için her iki işin de tütün para cezası olması lazımdır. Şu suretle hadiseler ayrı ayrı olmakla beraber tütün para cezalarının hapse tahvili için sarahat vardır.
Nihat; 1701 numaralı kanunda sigara kağıdı ve tütün içtima ettirilmiştir. Binaenaleyh sigara kağıdı para cezaları da 1701 numaralı kanunla hapse tahvil edilmek lazımdır.
Sigara kağıdı için 1918 numaralı kanun mevzuu bahsedilemez. Teşevvüşü adliyi mucip olur. Hadiselere göre ihtilaf vardır. Tekrar söz alan Üçüncü Ceza Dairesi Reisi Fahri:
Tazminat kabilinden para cezalarına müteallik hükümlerin hukuk ilamlarının tabi bulunduğu usul ve ahkam dairesinde tahsil ve infaz olunması lazım geleceğine dair Temyiz Umum Hey'etince tevhidi içtihat suretile 19 Haziran 1929 tarihinde tesbit olunan içtihada ilk istisnai sarahatlar 1510 sayılı kanunun (38) inci ve 1701 numaralı kanunun (70) ve (76) inci maddeleriyle konulmuş ve ondan sonra 1918 sayılı kanunun (55) ve (56) inci maddeleri bu istisnaiyeti bazı farklarla bütün gümrük ve inhisar kanunlarında yazılı kaçakçılık cezalarına teşmil etmiş olduğu gibi Ceza Kanununun 1/ilkteşrin/936 dan itibaren mer'iyet bulan tadilleri de nisbî para cezalarını umumî cezalar arasına almak ve 1918 sayılı kanunun (56) ıncı maddesinde yazılı tahsil ve infaz usulünü hilafına sarahat bulunmayan bütün para cezalarına teşmil etmek suretiyle bir cezanın mücerret artıcı nisbete tabi ve menşeince tazmini mülahazaya istinadı galip mahiyette bulunması, hilafına sarahat bulunmayan yerlerde o ceza hakkında umumî ceza kaidelerinin cereyanına mani olamayacağını göstermiş olmasından dolayı bugün alelıtlak gümrük veya inhisar kaçakçılarına müterettep para cezalarından hiç biri hakkında hukuk ilamlarının tabi bulunduğu tahsil ve infaz usulünün tatbiki mevzuubahs olamayacağına ve 1701 numaralı kanundan başka hiç bir inhisar kanunu, metninde yazılı para cezalarından artıcı nisbete tabi bulunanlarını mer'iyet kanununun (20) inci maddesiyle konulan umumî esas ve kaideye istisna olarak hafif vasfıyle tavsif etmiş olmamasından dolayı halen 1918 sayılı kanunun (56) ıncı maddesi son fıkralarında mevzuubahs para cezalarına yine o fıkralarla terettüp eden tahsil ve infaz usulünün tatbikına mani teşkil edecek surette zikrolunan 1701 sayılı kanunun (76) ıncı maddesinden başka hiç bir istisna mevcut ve mevzu bulunmamasına ve gerçi bu kanun tütün gibi sigara kağıdı inhisarını da şümulüne almış ve (76) ıncı maddesinde mahkemelerce hükmolunacak para cezalarını muhtevi ilamların ceza ilamlarının tenfizi hakkındaki usule ve (70) inci maddesine göre C. Müddeiumumîliklerince infaz olunacağını göstermiş olup (70) inci maddesinde de hafif para cezalarının beher üç lirasına bedel üç ayı geçmemek üzere bir gün hafif hapse çevrileceği yazılı bulunmuş ise de bu suret, 1701 sayılı kanunun (63) üncü maddesinden başka bütün maddelerinde yazılı para cezalarının münhasıran tütün cezalarından terekküp etmekte ve hepsi de hafif para cezası olarak vasıflandırılmış bulunmakta olmasından neş'et eylediği halde (63) üncü maddesinde mevzuubahs olan sigara kağıdı kaçakçılığı cezası o madde ile mer'iyeti idame ve (81) inci madde ile de te'yit olunan 558 sayılı kanunun 14 üncü maddesine affolunmakta olması ve böyle iken işbu cezanın nev' ve mahiyeti ve tahsil sureti hakkında ne sözü geçen 558 sayılı kanunda ve ne de 1701 sayılı kanunda hiç bir sarahat bulunmaması sigara kağıdı cezalarının artıcı nisbete tabi bulunmalarının istilzam eylediği umumî kaideye rağmen tütün cezaları gibi hafif para cezası sayılmasına mani teşkil etmesine ve çünkü 1701 sayılı kanun sigara kağıdı kaçakçılığının cezasını da tütün kaçakçılığının cezasiyle bir tutaydı (63) üncü maddesinde sadece kaçak sigara kağıdının beher varakından birer kuruş ceza alınacağını göstermekle iktifa edeceği tabii olacak iken bu sureti ihtiyar etmeyip de sigara kağıdı cezaları hakkında diğer bütün maddelerini ilga etmiş olduğu 558 numaralı kanunun 14 üncü maddesinin bilistisna tatbik olunacağını göstermek suretiyle sözü geçen 14 üncü maddeye 1701 numaralı kanun karşısında mer'iyet ve mevcudiyet vermeğe bilhassa itina göstermiş olması dahi, alelıtlak gümrük ve inhisar kaçakçılıklarına müterettep para cezalarının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesinde 1918 sayılı kanunun 56 ıncı maddesiyle konulmuş olan esas karşısında tütün cezalarının 1701 sayılı kanun ile mahfuz kalan istisnaiyetinin sigara kağıdı cezalarına teşmiline mani teşkil etmesine ve Üçüncü Ceza Dairesi'nin aralarında mübayenet vücudundan bahsile Umumî Hey'ete sevkolunan iki ilamından biri mahkemece hapis, ile birlikte hükmolunan tütün para cezasının ve diğeri yine mahkemece hapis ile birlikte hükmolunan sigara kağıdı para cezasının tahsil olunmamaları üzerine bunlardan tütün cezasının 1701 numaralı kanunun 76 ıncı maddesi delaletiyle 70 inci maddesine ve sigara kağıdı cezasının 1918 sayılı kanunun 56 ıncı maddesine tevfikan hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmeleri lüzumuna mütedair olup bu suret ise her iki mevzuun ayrı hükümlere bağlılıkları bakımından kanuna muvafık bulunmasına mebni iki ilam arasında tevhidi içtihat suretiyle halli muktazi bir tezat ve mübayenet yoktur.
demeleriyle reye konularak neticede;
Verilen izahata ve müzakereyi mucip olan ilamlar mevzuunun ayrılığına binaen içtihadın tevhidini mucip bir mübayenet olmadığına çoğunlukla karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy