(1918 S. K. m. 1)
1918 sayılı kanunda tasrih edilmeyen ve diğer maddeler için olduğu gibi imha ve tescil şeklinde bir mecburiyet tahmil edilmeyen müstamel kopya defterlerini sigara kağıdı olarak kullanmak kasdından hariç bir maksatla bulundurmanın suç olup olmadığı hakkında Ceza Hey'eti Umumiyesinden sadır olan 14.12.936 tarih ve 15 esas ve 11.2.935 tarih ve 30/6 esas ve 23.3.936 tarih ve 21 esas numaralı kararlar arasında çıkan içtihat ihtilafının halli Başmüddeiumumilik Yüksek Memuriyetinin 24.4.936 tarih ve 1455 numaralı müzekkeresiyle istenilmiş olmakla 10.3.937 tarihinde toplanan Hey'eti Umumiyede müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve ilamlar okunduktan sonra söz alan:
Aza Şemseddin: Ticaret hukukuna taalluk eden mühim bir şey'e temas edeceğim. Ticaret Kanununa göre kopya defteri kullanmak mecburiyetinde olan tacir bunları on sene hıfzetmeğe mecburdur. Binaenaleyh hadisemizde bunu nasıl te'lif edeceğiz? Kanun on sene saklanmasını emrederken bir tacire neye saklıyorsun, diye ceza tayin etmek doğru değildir. Kasıt aranmak lazımdır.
İbrahim Etem: Bize gelen işler bunlar değildir. Şahsına ait olmayan defterleri bulunduranlardır.
Birinci Reis: Memnuiyet tarihinden evvel gelmiş olur veya tarihi duhulü anlaşılmazsa lehe olmak itibariyle memnuiyet tarihinden evvel geldiği kabul olunarak bu kabil kopya defterlerini elinde bulunduranlar hakkında kasdi cürmî aramak lazımdır. Kasdi adi ile mahkum etmek doğru olmaz.
Reis Fahrettin: Burada kasıt aramak kanunun maksadına muhalif olur, kopya defteri bunun haricinde kalmak lazımdır.
İbrahim Etem: Evvel ve sonra mes'elesi kıstas olsun, deniyor, böyle bir tasnife kanun manidir. Bulundurmak bugün için muhakkaktır. Bulundurmak bu kanun zamanına müsadiftir. Maznunlar tarihi ithalden hiç bahsetmiyorlar. Biz bunu aramağa da lüzum görmüyoruz, çünkü bulundurmak kanunen memnudur. İthalin taharrisine lüzum yoktur. Satılması, bulundurulması kaçakçılıktır. Mutlak tabirini kağıtların renklerinde nazara alarak diğer kısımda imal etmemek doğru olamaz, buna gümrük kanunları da manidir.
Birinci Reis: Memnu olmadığı zamanda girmiş, kaçakçılıkta dahi istimal edilmiyor, bunda kastı cürmî yoktur. Eğer sigara kağıdı yerine istimal etmek veya satmak için hıfzederse kaçakçılık kastı mevcuttur.
İbrahim Etem: Zaman mes'elesi kıstas tutulmamıştır. Şimdi muttali oluyorum. Ceza Hey'eti Umumiyesi sırf kasdi nazara almış ve zaman mes'elesi mevzuubahis olmamıştır. Evvel ve sonra diye tasnif doğru değildir. Men olunan şeyleri bulundurmak mesela bir bombayı kasıt olmadığı halde bulundurmakta mes'uliyet vardır. Çünkü kanun bulundurmayı men ediyor. Bize gelen işlerin maznunlarına bunları ne için bulunduruyorsun deyince, ben bunları öteberi sarmak için bulunduruyorum, diyorlar.
Ferit: Hadisei ihtilaf tamamen ve vuzuhla anlaşılabilmesi için kanunların mesnedleri tetkik olunmalı. Binaenaleyh ilam suretlerinin tevzii münasip olur.
Vehbi Yekebaş: Bu işe taalluk eden kanunlar ile mevzu mes'ele bugün anlaşıldı. Bir yevmi içtima tayin edilsin hazırlıklı olarak gelelim.
Başmüddeiumumi: Alelfevr karar ittihaz edilmekten ise bir encümen tarafından evvel be evvel tetkik ve esbabı ihtilafın tayini ve raporla bildirilmesi daha muvafık olur, demeleriyle neticede:
Mevzuubahis ilam suretlerinin tevzii ve ilamlar vazıh değilse dairesinden sorularak alınacak cevabın eklenmesi ve 17.3.937 gününde toplanılması lüzumu tensip olundu.
Tayin olunan günde toplanan Hey'eti Umumiyeye (47) zatın iştirak ettiği anlaşıldıktan ve nisabı müzakere tahakkuk ettikten sonra hadise tekrar Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan :
Şefkati: Mutlak olarak kopya kağıdı deyen Vazukanunun maksadını aramak lazımdır. Tefsir edince kanun kaçak olan şey'i kağıt olarak tavsif etmiştir. Bir çok şeyler vardır, mesela fotoğraflar arasına konan şişelere sarılan kağıtlar da buna dahilmi? Kopya kağıdı deyince hatıra kopya defteri gelmez. Kitap deyince kağıt akla gelmez. Binaenaleyh mefhum bizi daima kağıtlardan hariç olan şeylerden uzak bulunduruyor. Kanunu zorlamak doğru değildir. Şeker ithali memnudur, deyince diğer şekerli maddeler memnudur, demek doğru olmadığı gibi.
Reis Osman Remzi: Mutlak kelimesi bilerektendir, mücerret kabul etmektir. Yani mutlak kelimesi bilerek kelimesine matuftur. Diğer kaçak maddelerde bilmeği şart koyan kanun kopya defterinde bilip bilmemeği nazara almamıştır. İthali memnu olmadan ithal edilip men edildikten sonra bulunduranın hareketi temadi edilen fiildendir. Ne vakit men edilmiş ise cürüm başlar. Binaenaleyh bendenizce suç olmak lazımdır.
Ali Kemal: Bendeniz de Osman Remzi beyin sözünü söyleyecektim. Bilerek kaydını yukarıda saydıktan sonra mutlak kaydiyle kopya kağıdı alınca hadisede olduğu gibi saklamaktır. Bu cürümdür, Ticaret Kanununda aranılan mes'eleye münafi olmaz. Oradaki maksat mektubun bir suretini nakildir, diğer kağıtlarda da bu mümkündür.
Vehbi Yekebaş: Kanunun neyi kasdettiğini araştırmak lazımdır. Bu işe taalluk eden üç kanunun maddelerini okumakla kanunun şümulünü tayin daha kolaydır. (maddeleri okudu) Bendeniz öyle anlamak istiyorumki mutlak olarak kaydı beyaz kaydına muzafır. Ve son kanuna göre yalnız kağıttan ihtiraz için diğer renklere de şamil olmasını te'min gayesine matuftur. Ya kopya defterini ne yapacağız, bu defteri ithal ettikten sonra men'edilmiş şekilde istimal edemez mi? Evet biz ancak suçun başladığı zaman harekete geliriz. Bir cürmü iptidaen men'etmek kaygısına düşmemeliyiz. Bilerek kaydını istimal ve istihlake de teşmil etmiyorum. Telakkime göre mefhumun medlulü deftere teşmil edilemez. Beyaz veya renkli mes'elesine aittir.
Kudret: Ticaret Kanununun altmış altıncı maddesi kanuni bir kayıttır. Laalettayin kopya defteridir. Kopya her suretle olur, el ile, istinsah ile olur. Yalnız memnu olan kağıtlarla tutulmaz.
Fahrettin: Adam öldürmek cürümdür. Fakat onun birinci vasıtası olan silahın herhangi bir suretle istimaline cevaz vardır. Kaçakçılık kasdından başka bir maksatla yapılan defterlerin maksatları tahakkuk etmedikçe aleyhe tefsir suretiyle tatbiki doğru olmaz.
İbrahim Etem: Dairemiz, ithali memnu olan beyaz kopya kağıtlarının saklanmasının, bulundurulmasının, tütün ve sigara kağıdı gibi mutlak surette kaçakçılık suçunu teşkil ettiğini kabul etmektedir. Yalnız kopya kağıtlarından beyaz renkte olanlarının ithali memnu olduğundan diğer renkteki kopya kağıtlarının bulundurulması ve saklanması (1918) numaralı kanunun birinci maddesinin (D) fıkrası mucibince suç değildir. Dairemizin içtihadı bu merkezdedir. Dairemiz kararları arasında da bu hususta bir ihtilaf yoktur. Beyaz kopya kağıdı saklayanın, hıfzedenin başka bir maksat takip etmesine lüzum yoktur. İster kaçakçılık maksadını takip etsin, ister etmesin. Bir şahsın elbisesini güve yememek için sandığında tütün yaprakları bulundurulması halinde bu şahsın maksadına bakılmaksızın inhisara tabi bir maddeyi kaçakçılık kanununun sarahatına aykırı olarak hıfzetmiş olmasından dolayı bu şahsın hareketi (1918) numaralı kanunun dairei şümulüne girer. Bu tütünün cezası miktarı (25) liradan azsa bu davaya hey'eti mahsusa ve (25) liradan yukarı ise ihtisas mahkemesi bakar. Beyaz kopya kağıdı da aynı bunun gibidir. Müzakeremizin mevzuu bu beyaz kopya kağıdı bulunduran adamın hareketi cezayı mustelzim olmak için yalnız (kasdi adî) kafimidir, yoksa (kasdi mahsusu)'n da vücudu lazımnudir ? Kanunlar bazan kasdi adiyi kafi görmekte ve kasdi mahsus aramamaktadır. Burada kanun kasdi adiyi kafi görmüştür. Kasdi mahsusun aranmasına lüzum yoktur. Eğer o şahıs bu kabil kopya kağıtlarının vücudundan haberdar değilse mes'ele yoktur. Bu takdirde o şahsa ceza verilemez. Fakat bu kağıtları bile bile tedarik ederek saklamakta veya dükkanında kullanmakta bulunan bir adam, kaçakçılık kanununa muhalefet etmiş olduğundan hareketi suçtur. İhtilaf, Ceza Hey'eti Umumiyesi kararları arasındadır. Ceza Hey'eti Umumiyesi bir kararda kasdi mahsus aramış, diğer kararında kasdi mahsusun aranmasına lüzum yoktur, diyerek itiraza uğrayan dairemiz kararını tasdik etmiştir. Bazı arkadaşlarımız, mes'elenin ikiye tefrik edilmesini teklif ediyorlar.
Bu kağıtlar (558) numaralı kanun ile ithali men edilemezden evvel getirilmiş kağıtlardan ise kasdi mahsusun bulunması lazımdır. Yok memnuiyetten sonra ithal edilen kağıtlardan ise kasdi adî kafidir, diyorlar. Bence böyle bir tasnifte isabet olamaz. Çünkü mademki beyaz kağıdı bulundurmağı, hıfz etmeği kanun men etmiştir. Bu kabil kağıtlar ister memnuiyetten evvel getirilen kağıtlardan olsun, ister memnuiyetten sonra getirilen kağıtlardan olsun. Memnuiyetten evvel getirilen beyaz kopya kağıdını hıfzeden şahsın hareketi ile memnuiyetten sonra getirilen beyaz kopya kağıdını hıfzeden şahsın hareketi arasında hiç bir fark tasavvur olunamaz. Zira suçun unsuru hıfzetmek olunca ve hıfzetmek hali de kaçakçılık kanunu muvacehesinde suç teşkil edince böyle bir tasnif kanunun sarahatına uygun düşmez ve yine bazı arkadaşlarımız (1918) numaralı kanunun birinci maddesinin (D) fıkrasının beşinci bendindeki (bilerek) kaydına istinat etmek istiyorlar. (Bilerek) kaydı, münakaşasını yaptığımız hadiseye taalluk etmemektedir. Bu kayıt yalnız o kaçak maddenin vücudundan haberdar olmayanların hareketini mütalaa etmektedir. Mesela, bir şoför trenden inen bir yolcunun bavulunu otomobiline kabul etmiştir. Fakat bavulunun içinde kaçak madde bulunursa şoförü mes'ul edebilirmiyiz? Bakarız, eğer şoför bavulun içinde bulunan kaçak maddenin mevcut olduğunu bilerek bavulu otomobiline kabul etmişse mesul olur. Bilmeden kabul eylemiş ise mes'ul değildir. (Bilerek) kaydı yalnız kabul etmek cümlesine merbuttur. Yoksa bu tabiri bütün madde hükmüne teşmilen almak kaçakçılık kanunlarının ruhuna münafi düşer. Kaçak madde ile yakalanan her hangi bir adamın, (ben bunun memnuiyetini bilmezdim) demesine müsaade etmek olur ki bu hal, kanunun ruhunu sarsar. Hulasa, kanunun kasdi adiyi kafi gördüğü yerlerde kasdi mahsusun aranmasına mahal yoktur. Bunu bir misal ile izah edeyim. Beyaz kopya kağıtlarını dükkanında bulunduran bir adamın bu kağıdı sattığını farzedelim. Satın alan adam almış bu kağıttan sigara kağıdı yapmış. Bu ikinci şahsa kağıdı nereden aldığını soruyoruz, tik şahsı bize haber veriyor. Satana soruyoruz, ben sigara kağıdı satmadım, beyaz kopya kağıdı satmakda ve satarken de hiç bir maksadı mahsusum yoktu. Ona sigara kağıdı yapsın diye satmadım, deyince ne olacak? Reyimize muhalif olanlara göre satan adamın hareketi suç değil. Satın alanın hareketi suç olacak. İşte Vazukanun bu kabil neticelerle karşılaşmamak için mutlak surette beyaz kopya kağıdının hıfzını, saklanmasını, satılmasını men'etmiştir. Kanun bunu men ederken diğer kaçak mevaddan hiç bir fark gözetmemiştir. Tütünü saklamak nasıl mutlak bir surette suç ise beyaz kopya kağıdını saklamak, bulundurmak da mutlak surette suçtur. Yalnız memnuiyetten evvel tüccarların getirip beyannamesini verdikleri kopya kağıtları bahsimizden hariçtir. Esasen bize tüccarlar gelmemekte, tüccarlardan satın alan adamlar gelmektedir. Tüccarların vaktiyle kullanmış oldukları kopya defterlerini hıfzetmesi Ticaret Kanunu hükmü icabındandır. Memnuiyetten sonra tüccarlar dahi beyaz renkte kopya defteri kullanamazlar ve arkadaşlardan bazısı da memnu olan yalnız beyaz kopya kağıdıdır, (kopya defteri) hariçtir buyurdular. Bu noktai nazarda da isabet göremem. Kopya defteri kopya kağıdından yapılır. Nerede kaldı ki kanun maddesinde (mutlak olarak) tabiri mevcuttur. Bu tabirde hem kopya kağıdı ve hem kopya defteri dahildir. Bunda hiç tereddüt edilmemek lazımdır. Bence beyaz kopya kağıtlarını diğer kaçak mevaddan tefrik ederek ayrı bir hükme tabi tutmağa cevaz yoktur. Ve beyaz kopya kağıtlarını hıfzedenlerin hareketi mutlak surette suçtur.
Fahri: Satılan bazı şeylerde kast aranmaması kendi mevcudiyetlerile taayyün etmiş olmasındandır. Fakat kopya defteri defter olarak kullanılır. Ancak bu defteri başka bir maksatla kullandığı tahakkuk etmedikçe kaçakçı deyemeyiz.
Vehbi Yekebaş: Eski kanun da kopya kağıdı ve defteri demekle birbirinden ayırmıştır.
Ferit: Maksadın tezahür etmediği ahvalde mutlaka delail aramak mecburiyeti vardır. Kopya defteri eşyayı memnua olmadığından failin kasdına bakmak lazımdır. Kasıtsız cürüm olamaz. Ancak bu zahirî olan ahvalde aranmaz.
Himmet; Mutlaktır, deftere de şamildir denemez.
H. Fevzi: Evvelki kanunların hükmü hafif olduğundan son kanun daha şiddetli davranmıştır.
Başmüddeiumumî: Hadisemiz kopya defterleri mes'elesidir. Kopya kağıdı değildir. Elde bulunan defterler kanunlardan evvel bulunmuş defterlerdir. O vakit tecziye olunurmu idi. Bunu düşünmek lazımdır. O tarihte failleri tecziye olunmazdı. Ticaret Kanunununda defterlerin hıfzı için mutlak olarak mecburiyet konmuştur. Kanunu makabline teşmil edemeyiz. Kanunda kasdi cürmî için sarahat vardır. İstisnası tütün ve sigara kağıdıdır. Kopya defterlerine teşmil edemeyiz. 1918 numaralı kanunun mer'iyetinden sonra teşmil olur. Daha evveline olamaz. Kanunu makabline teşmil etmek nazariyyat ve kanun itibariyle kanunun sarih hükümlerine muhalif olur.
Birinci Reis: 1918 numaralı kanunun neşrinden evvel istimal edilen kopya kağıtlarında kasdi cürmî tezahür etmeden yedinde bulunması suçmudur ?
İthali ve ticareti memnudur. İthal etmemiş, ticareti yok. Kendi muamelatını kaydetmiş. 1918 numaralı kanunun neşri ile muhafazası suç değildir. Kasdi adi ile mahkum etmek doğru değildir. Hükümete beyanname vermek mecburiyeti yoktur. Kasdi cürmînin aranması lazımdır. Kanunu makabline teşmil ederek mes'ul etmek doğru değildir.
Reis Osman Remzi: İthal bir suçtur. Fakat ithal edildiği zaman memnu değildi. Onun için ceza vermiyoruz. Şimdi biz bulundurmayı suç diyoruz. Çünkü bulundurduğu zaman memnu idi.
Reis Fahreddin: Bilerek tabiri beşinci fıkradadır.
Reis Fevzi: Devlet kopya kağıdının ithalini men etmiş. Sebebi sigara kağıdı olarak kullanılmasın diyedir. Kanundan evvel ve sonra ithal edilsin, bilerek bilmeyerek kaydını aramağa lüzum yoktur. İthal edilen şey'in evsafını tetkik etmek lazımdır. Sigara kağıdı yapmağa salih ise mucibi cezadır.
Sait: Arayacağımız nokta 558 numaralı kanundan evvel gelmiş. Banda kast aranıp aranmayacağı mes'elesidir.
Kazım: Kanun kopya kağıdını men ettikten sonra defter de bunda dahildir. Birini tayin etmek lazımdır. Tacirin kopya defteri tuttuğundan tecziye edilmemesi lazımdır. Bu suç teşkil etmez. Defter tutmakla mükellef olmayan küçük tacirin elinde bulunursa bunun yedinde bulunması sebebi nedir? Binaenaleyh vaziyete göre muamele ifası zarurîdir.
Birinci Reis: Yedinde bulunan zatın kasdina bakarız. Bu işlerden birinde sigara kağıdı şeklinde kesip satıyor. Diğerinde de mubayaa ettiği kitapların arasında zuhur ediyor. Birinde kaçakçılık zahirdir. Diğerinde kast aranmak lazımdır. Hususî daire saklanmasını da suç diyor. Biz kast ve niyete bakarak Ceza Hey'eti Umumiyesinde kararımızı verdik.
Vehbi Yekebaş: Cezaî hadiselerde kelimeler kendi medlülleriyle muayyendir. Bunları tevsi değil, taksir etmek lazım gelir. Vazukanun sigara kağıdı yapılabilecek kağıtlar diye tasrih ederdi. Her nevi kopya kağıdı demiştir. Defter dahil değildir. Kanunda hasr vardır. Sigara kağıdı şekline konmakla memnuiyet başlar. Aksi halde bizatihi kopya defterleri dahil, değildir.
Kazım: Defter dahil değildir dersek kanunun men ettiği maksat fevt olur.
Sait: Sigara kağıdı olmaya salih olan kağıttır. Defter kelimesi şamil ve mevcuttur.
Fahreddin: Devlet inhisarı altında bulunan malum ve muayyen maddelerin ithal ve imal ve nakil ve istimal ve hıfzının ve alınıp satılmasının mutlak memnuiyeti, bunların sureti tahsisleri bakımından kanunen memnu bulunan intifa şeklinden başka bir şekil ve suret ve maksada yarayabilmeleri esasen mümkün ve muhtemel bulunmamasından ileri gelmesine ve maamafih bu maddeler hakkında dahi 1918 sayılı kanunun bazı yerlerinde görülen (bilerek) kaydı içinde ne olduğunu bilmeksizin ithal veya nakil veya hıfz veya bey ve şira şeklinde vukuu iddia olunan hareketler hakkında vukuf şartının aranılmasını istilzam edeceği gibi bizatihi inhisar maddesi değilken inhisar maddesi yerine kullanılması mümkün olmasından dolayı kanunen men edilmiş olan sair şeyler için de sureti imal ve tahsisleri bakımından kaçakçılık sayılan intifa şekillerinden başka bir şekil ve maksada matufiyeti mütebariz bulunanlar hakkında dahi tebarüz ve taayyün eden maksat hilafında kaçakçılık kasdini gösterecek delil aranması ceza esasları bakımından muktazi bulunduğu ve ezcümle kanunen muayyen şekil ve surette imal olunmuş kopya defterleri bu kabilden olup bunların o şekli mahsusu kaçakçılıktan gayri bir maksatla kullanılmak için yapılmış ve alınmış olduğuna bizatihi delalet edeceği cihetle kopya defteri kullanan bir tüccarî müessesede her varakı sıra numarasıyla mürettep ve mücelled olduğu ve hiç bir sahifesi eksik bulunmadığı halde kısmen veya tamamen istimal veya müstamel olarak hıfzolunmakta bulunduğu görülecek kopya defterlerinden dolayı kaçakçılık takibatı yapılmak için o defterlerin kanunen ithali memnuiyetinden sonra ithal edilmiş olduğunu gösterecek eser ve delillerin ve kopya defteri olarak kullanmak maksadından başka bir maksadın vücut ve sübutunu aramak lazım geleceğini beyan ve mütalaa etmeleriyle neticede:
1918 numaralı kanunun mer'iyetinden evvel kopya kağıdından yapılmış kısmen veya tamamen müstamel defterleri hıfzetmek fiilinin kaçakçılık sayılarak cezalandırılmasında failin kaçakçılık sayılan şekillerde intifa kasdının vücut ve sübutunu aramak lazım geleceği 17.3.937 tarihinde ekseriyetle karar verildi.
AYKIRI GÖRÜŞ
Vehbi Yekebaş:
1918 numaralı kanunun birinci maddesi hükmüne göre kopya defterlerinin ithali, alım ve satımı memnu değildir. Bunu alıp satanlar, yanında bulunduranlar kaçakçı sayılmazlar. Mezkur maddenin bu veçhile tefsiri suretiyle tevhidi içtihat olunması reyindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy