(6762 S. K. m. 23)
Dava: Emvali milliyleden olup Maliye Hazinesi tarafından uhdesine ihale olunan zeytinlikte mevcut olması gereken zeytin ağaçlarının noksan teslim edildiğinden buna tekabül eden bedel farkı ile tazminatın tahsiline dair ikame edilip karar bağlanan davaya ait temyiz tetkikatının icrası hususunda Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesininin 7.5.1937 tarih ve 1856/1059 numaralı karariyle Ticaret Dairesinin 10.6.1937 tarih ve 1738/1621 numaralı kararı arasında vazife noktasından hâsıl olan selbî ihtilâfa mebni Birinci Riyasete tevdi olunan evrak üzerine 9.3.1938 tarihine müsadif çarşamba günü toplanan kırk sekiz zattan teşekkül eden Tevhidi İçtihad heyeti Umumiyesinde hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan Kâzım; Daire kararlarını okumakla beraber menkulün beyi mevzuubahis olduğu zaman ticarî olabilir. İcar akti deyince bunun ticarî muamele olmadığı meydana çıkar.
Mevzuumuz tamamen hâsılat icarı mahiyetindedir. Hadisede işletmek vardır. İstismar vardır.
Fevzi; Aktin mahiyletini öğrenmek için mukavelenin okunması lâzımdır, dediler (mukavele okundu).
Fuat Hulûsi; Taraflardan birinin tüccar olması muamelenin ticarî addine kâfidir. Kaldıki bu işte hepsi vardır. Hâsılat icarı da ticarî olabilir.
Fevzi; Bu muamele beydir. Mukavelenin sarahatından bunu anlıyoruz. Mahsul beyinin menkul beyi cümlesinden olduğu da Borçlar Kanunuun sarahatındadır. bu hadise tamamen menkul bayidir. Alan da bu mahsulü satmak için almıştır. Ticarî olduğuna hiç şüphe yoktur.
Kâzım; Hadise çok basit gibi görünürse de netayici gözönünde tutulursa çok ilmî bir mesele karşısında kaldığımızı anlarız. Bu akit hâsılat icarıdır. Ağaç üzerinde bulunan mahsulün icarı ticarî olamaz. Daireler arasında kanunların tatbikinden on sene sonra bu ihtilâflar baş göstermiştir. Demeki şimdiye kadar böyle bir şey akla gelmemiştir. Mumelâtı ticariyle Fransız kanunu esas tutulmuştur. Ve böyle Ticaret Kanunumuzda objektif esas kabul edilmiştir. Biz bu hususta Fransız müelliflerinin eserler ini de tetkik etmek suretiyle bu muamelenin ticarî o lduğu neticesine varıyoruz. Borçlar Kanununun meriyetinden evvel ey akti denilen bu muameleye bundan sonra hâsılat icarı denilmiştir.
Fuat Hulûsi; Bu muamele hâsılat icarıdır. Bunda müttefikiz. benim istinat ettiğim Ticaret Kanununun 23 üncü maddesinde bir taraın tüccar olmasını o muamelenin ticarî olmasına kâfi addettiği gibi mahiyetten makis olan şeyler de ticarî sayılmıştır. Akit bunu gayrimenkullükten çıkarmış, menkulleştirmiştir. Ticaret Kanunu sade objektif değil, kısmen sübjektiftir de, Esasen bu noktadan mütal3aa edilmesini doğru bulmuyorum. Fransız kanunu hadisemizde istişhade vesile olamaz. Çünkü 23 üncü madde Fransız kanununda yoktur.
Ali Himmet; Burada makudunaleyh menfaattır. Bey akdinde mebiin ayni üzerine, icar da gayrimenkulün menfaatı üzerindedir.
Yeni kanun bir tasnif yapmıştır. Kullanmak intifadır. Makudunaleyh intifadır. Yani hâsılat satılmıştır. Mukaddem satılmak çiçek halinde iken olursa gayrimenkulü kullanmıştır. İdrak mevsiminde ise yalnız aynini almıştır.
Şemseddin; On senedenberi bu işerin Dördüncü Dairede bakılmış olması bu karardan dönülemeyeceğini işrab etmez. Binaenaleyh mahiyeti mesele itibariyle ticarîdir.
Kâzım; Bir aktin ticarî olmasını tayin etmek için kanunun sarih hükümlerine istinat etmemiz lâzımdır, demeleriyle müzekerenin kıyafeti kabul edilerek neticede:
Davanın mahiyetine göre tetkiki Temyiz Ticaret Dairesini vazifesi dahilinde olmakla evrakın müşarünileyh daireye tevdiine ekseriyetle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy