(765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (1412 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 124) (7201 S. K. m. 11, 22) (Tebligat Tüzüğü m. 15) (YİBK. 10.07.1940 T. 1937/7 E. 1940/75 K.) (CG. 20.12.1976 T. 1976/4-509 E. 1976/534 K.)
Dava: 5917 sayılı Kanuna muhalefetten sanık Muammer'in hükümlülüğüne dair Felahiye Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 31.7.1978 gün ve 34/84 sayılı hüküm sanığın temyizi üzerine Yargıtay Altıncı Ceza Dairesi'nce incelenerek 19.12.1978 gün ve 7592/7827 sayılı ilim ile onanmasına karar verilmiştir.
C.Başsavcılığı'nın, CMUK. nun 322. maddesi uyarınca özel daire onama kararına itiraz etmesi, onama kararının kaldırılması ve hükmün tebliğname gibi onanması istemini bildiren 29.1.1979 gün ve 17 sayılı itiraznamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 5917 sayılı Yasaya aykırı davranıştan sanık Muammer'in anılan Yasanın 7/1; TCK. nun 59 ve 647 sayılı Yasanın 4/1 maddeleri uyarınca ve sonuç olarak 4500 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine ilişkin hükmü inceleyen özel daire (Mahalli mahkemece, sanık tarafından verilen temyiz dilekçe ve isteminin süre yönünden reddine dair ittihaz olunan karar, usul ve kanuna uygun bulunduğu ve sanık tarafından bu karara yöneltilen temyiz itirazı yerinde görülmediği) cihetle tebliğnamedeki düşünceye iştirak etmeyerek yasaya uygun bulunan red hükmünü onamıştır.
C. Başsavcılığı 29.1.1979 gün ve 17 sayılı itiraz yazısında özet olarak CMUK. nun 35. maddesi gereğince, Hukuk Muhakeme Usullerinin tebligata ilişkin hükümlerinin ceza davalarının tebligat usullerinde de geçerli olması zorunludur. HUMK. nun 124. maddesinde ise Vekil vasıtası ile cereyan eden davalarda tebliğ behemehal vekile yapılır hükmü getirilmiştir. Ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1 maddesi vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır hükmünü taşımaktadır. 7201 sayılı Yasanın hükümet gerekçesinde ve tebligat tüzüğünün 15/1 maddesinde avukat veya müvekkili namına işi takip salahiyetini haiz olan diğer bir kimse vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı açıkça gösterilmiştir. 10.7.1348 1940 gün ve 75 sayılı Tevhidi İçtihat Kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.12.1973 gün 2571848 ve 8.5.1978 gün 66/ISI sayılı kararı da bu yasa hükümleri doğrultusunda bulunmaktadır. Bu itibarla vekile tebligatın zorunlu olduğunu, asile yapılan tebligatın ise geçersiz bulunduğunu ileri sürerek itirazın kabulü ile özel daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, karar verilmesini istemiştir.
Dosya içeriğine göre sanık Muammer'in 5917 sayılı Yasanın 7/1; TCK. nun 59; 647 sayılı Kanunun 4/1 maddesince sonuç olarak 4500 lira ağır para cezasıyla hükümlendirilmesinde, sanık ve savunucusunun gıyabında 31.7.1978 gününde karar verilmiş, karar sadece sanığa 10.9.1978 gününde tebliğ olunmuş, vekile bir tebligat yapılmamıştır.
Sanık aleyhindeki hükmü 2 gün geçirerek 19.9.1978 günü temyiz etmiş, yerel mahkeme temyiz süresi geçirildiği için bu isteği reddetmiştir. Red kararının temyiz edilmesi üzerine özel daire tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak red kararını onamıştır.
Tebligat Kanunun 22. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Diğer taraftan CMUK. nun 35. maddesinde Hukuk Muhakeme Usullerinin tebligata dair olan hükümleri ceza işlerinin tebligatında dahi cari olduğu hükme bağlanmıştır.
10.7.1940 gün ve 7/75 sayılı Tevhidi içtihat kararında da ... Bir davanın sonuna kadar takibi için vekil tayin etmiş olan bir kimseye ilamın tebliği yasanın metin ve ruhuna uygun görülemeyeceği belirlenmiştir.
Hal böyle olunca tebliğ ve tebellüğe ve davayı her derecede takibe yetkili olan vekile ilamın tebliğ olanağı bulundukça müvekkile tebligat yapılması yasaya ve usule aykırı ve bu nedenle tebliğ dahi hükümsüz olduğundan kanun yollarına başvurmak için belirli olan sürenin bu biçimdeki yolsuz bir tebliğ üzerine işlemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ceza Genel Kurulu'nun 20.12.1976 gün ve 509/534 sayılı, 8.5.1978 gün ve 66/151 sayılı kararlarında bu yoldadır.
Bu itibarla itirazın kabulüne, özel daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararının bozulmasına, yasal tebligat sonucu gereği yapılmak üzere dosyanın Altıncı Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere C.Başsavcılığı'na tevdiine karar verilmelidir.
Çoğunluk kararına katılmayan üyeler ise, özel daire onama kararındaki gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan itirazın reddi yolunda oy kullanmışlardır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, özel daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin sanığın süre geçirildikten sonra yaptığı temyiz isteğinin bu nedenle reddine ilişkin kararının BOZULMASINA, sanık vekiline yasal tebligat yapılıp sonuca göre gereğinin düşünülmesi için dosyanın C.Başsavcılığı'na tevdiine 05.03.1979 gününde üçte ikiye geçen çoğunluk ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy