Emvali metruke hesabı carileri 1349 numaralı kanun mucibince bütçeye irat kaydedilmiş bulunduğu cihetle firarı ve mütegayyip Ermeni eşhasın borçlarından dolayı bu kanunun meriyetinden sonra Maliye Hazinesine husumet teveccüh etmeyeceği yolunda ittihaz edilegelmiş olan kararlara mübayin olarak ahiren böyle bir borcun mütegayyibin emvaline izafetle Hazineden tahsiline müteallik bir hükmün tasdikine karar verilmiş ve bu suretle kararlar arasında mübayenet husule gelmiş olduğundan bahsile keyfiyetin tevhidi içtihat yoliyle halli lüzumu Temyiz Dördüncü Hukuk Dairesi Riyasetinin 11.10.1938 tarih ve 2995/217 numaralı müzekkeresiyle istenilmesine mebni 09/10/1940 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye elli iki zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve mezkur müzekkere ile bu husustaki kararlar okunduktan ve müzakereyi mucip olan mesele Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten ve her iki karar arasında ihtilaf ve mübayenet mevcut olduğu anlaşıldıktan sonra söz alan;
Dördüncü Hukuk Reisi Fevzi Bozer: Emvali metruke kanunları firari ve mutegayyip şahısların terkettikleri mallar hakkında bazı ahkam vaz etmişti. Metruk mallar gayrimenkul nevinden ise bunun tam mülkiyeti Hükümete intikal edecektir. Ancak 331 senesindeki mukayyet kıymeti sahipleri nam ve hesabına emanet kaydolunacaktır.
Menkul nevinden ise, teşkil olunan komisyonlar marifetiyle nakte tahvil ve eşhası saire zimmetindeki alacakları da tahsil edilmek lazımdı. Borçlarına gelince Emvali Metruke Kanununda tayin olunan müddet içinde komisyona müracaatla alacaklarını kayıt ve tevsik ettirmiş olan alacaklılara ait matlubat dahi komisyon tarafından verilecek mazbata üzerine tesviye edilirdi. Müddeti içinde müracaat etmeyen alacaklıların matlubatı hakkında ahkamı umumiye dairesinde muamele yapılacağı kanunda tasrih edilmişti. Bunların leh ve aleyhinde tahaddüs eden davalarda da Hazineye tevcihi husumet ediliyordu. Bilahara neşrolunan 1349 numaralı kanunla emvali metruke hesabı carileri hakkında yeni ahkam vaz olunmuştur.
Bu kanunun birinci maddesinde, 31 Mayıs 1928 nihayetine kadar emvali metruke hesabı carilerinin matlup bakıyyeleri senei mezkur maliye varidat bütçesinin hasılatı müteferrika faslına irat kaydedildiği yazılıdır.
İkinci maddesinde de, Emvali metruke idare ve teşkilatı için lazım gelen masarifin Maliye Vekaleti bütçesinden sarfedileceği tasrih edilmektedir.
Şu hale göre tetkik olunacak mesele, firari ve mütegayyip eşhasın varidat bütçesine irat kaydedilmiş olan matlup bakıyyelerinde bir alakaları kalıp kalmadığı ve bundan alacaklıların istifayı matlup edip edemiyecekleri hususlarından ibarettir.
Yukarda arzettiğim veçhile firari ve mütegayyip şahıslardan metruk gayrimenkul malların tam mülkiyeti firar ve tagayyürleri tarihinden itibaren Hükümete intikal ettiği gibi matlup bakıyyeleri de zikrolunan kanunun meriyetinden itibaren bütçeye irat kaydolunmak suretiyle eşhası merkumenin matlup bakıyyeleri hakkındaki alakai hukukiyelerine nihayet verilmiştir. İrat kelimesi, bu manayı vazıhan ifade eder. İrat kaydedilmiştir demek Devlet varidatı meyanına geçmiş ve sahiplerinin o şeyde bir alakası kalmamıştır, demektir. Emvali metruke kanunlarının meriyeti devam ederken ayrıca bir kanuna lüzum görülmesi ve binaenaleyh 1349 sayılı kanunun neşri dahi bu mütalaayı teyit eder. Çünkü matlup bakıyyeleri hakkında kemakan ashabının hukuku devam edecek idise matlub bakıyyelerinin irat kaydedildiğini beyan eden ayrıca bir kanun vaz'ına ne lüzum vardı? Bu cihet bihakkın cayi sualdir.
1349 numaralı kanunun Hükümetçe hazırlanan esbabı mucibe layihasında da Eşhası merkumenin Türkiye Cumhuriyeti arazisine avdetle hesaplarında mukayyet meblağı mutalebeye ve diğer cihetten namlarına yapılan masrafı matlublarına nisbet ve tevzi etmeğe imkan yoktur denilmektedir ki matlub bakıyyeleri hakkında ashabının alakai hukukiyeleri kat edildiği esbabı mucibeden de vazıhan anlaşılmaktadır.
Bundan başka bunlara müteallik masrafın da Hükümet bütçesinden yapılacağı kanunda musarrahtır. Bu da matlub bakıyyelerinin Hükümete intikal etmiş olduğunu ifade eder. Ashabının hukuku devam etseydi Hükümet kendi bütçesinden masraf ihtiyarına lüzum görmezdi. İşte buna binaen ne ashabının matlub bakıyyelerinde iddiayı hak etmelerine, ne de alacaklılarının bundan istifayı matlub eylemelerine imkan ve cevaz yoktur.
Şemseddin Temizer: Dairemizin iki kararından birisinin muhik olduğunu muhterem Reis Bay Fevzi müdafaa ettiler ve 1349 numaralı kanuna göre artık firaride alacaklı olanların Hazineyi hasım ittihaz edip hesabı carilerindeki matlublarından alacaklarını istifa edemiyeceklerini beyan buyurdular. Hesabı cari matlup bakıyyelerinin Hazineye irat kaydolunur, ibaresinden bu suretle istidlal buyurdular. Ben de dairemizin son kararının hakka ve Kanuna ve adalete uygun olduğunu müdafaa edeceğim.
Malumualileridir ki mübadeleye tabi olmayan mütegayyip ve firari şahısların nukut ve emvali metrukeleri hakkında 331 ve 339 tarihli emvali metruke kanunlariyle bu kanunlardan sonra mevkii meriyete konan 622 ve 781 numaralı kanunlar mucibince Hükümet firarilerin terkettikleri emval ve nukut ve düyun ve matlubatını tasfiye etmekle mükelleftir. Firarilerin alacaklarını tahsil ve mallarını nakte tahvil ve borçlarını bu mallardan tediye ve açılan davalarda firarilere izafeten husumeti kabul ve indelhace dava açmak mecburiyetindedir. Yani kanuni bir tasfiye memurudur. 1349 numaralı kanun çıkıncaya kadar emvalini terketmiş olan her firarı ve mütegayyip için bir hesabı cari açmak ve bu hesabın matlup sütununa firarinin emvali metrukesi veya tahsil edilen alacakları bedelleri ve zimmet sütununa da bu uğurda yapılan masraf ve tediye edilen borçları kaydetmek ve tasfiyenin hitamında da hesabı caride matlup bakıyyesi varsa onu da firari nam ve hesabına emaneten hıfzeylemek Hükümetin kanuni borcu idi. 1349 numaralı kanunun (irat kaydolunur) hükmünden bu kanunun meriyetinden sonra Hükümet firarilerin artık tasfiye işile meşgul ve açılacak davalarda hasım olmayacağı ve firariye ait emval bedeli kalmış ise bundan borçlarını tesviye etmiyeceğini ve bu tarihten sonra firarinin hesabı carisindeki matlup bakıyyesinin alelıtlak Hükümete intikal eyleyeceğini istihraç etmek istiyorlarsa da bence bu veçhile istidlal bu kanunun ruhuna münafidir. Bir kerre son kanun evvelki dört kanunu ne sarahaten ve ne de delaleten ilga etmiş değildir. O kanunların hükmü kemakan baki ve mer'i olunca ve firarinin de metrukatı bedelinden sarfedilmemiş bir miktar mevcut bulundukça ahkamı umumiyeye tevfikan hakkı mutalebesini muhafaza etmiş olan alacaklı bu miktardan elbet istifayı matlup eder. Bu izahattan sonra (Hesabı cari matlup bakıyyelerinin Hazineye irat kaydolunur) hükmünün manası tamamen zahir olur. Yani hesabı carisinde firarinin matlubu ve meydanda firariden alacaklı mevcut ise o matlup bu alacağa tahsis olunur ve artık alacaklı zuhur etmez ve tasfiye de hitam bulur ve firari hesabı carisinde de matlub bakıyyesi kalırsa bu da Hazineye irat kaydolunur, demektir. Yoksa ashabı matlubun hakkı sukut etti manası bu hükümden çıkarılamaz.
Çünkü hakların sukutu sarih hüküm ile kabildir. İhtimalatı baide ile bir hakkın sukutuna kanun cevaz vermez.
Maruzatınım hulasası; 338 senesinde herhangi bir firarinin tasfiye muamelatı hitam bulmuş ve alacak ve borçları tasfiye edilerek hesabı carilerinde matlup bakıyyeleri kalmış ise bu matlubu Hazine irat kaydeder. Bu irat kaydından sonra dahi bir alacaklı zuhur eder de mesela hakkı müruruzamanla sakıt olmamış ise alacağını gene bu irat edilen meblağ nisbetinde istifa eylemesine kanunen hiç bir mani yoktur. Meğerki Hükümet filan tarihe kadar müracaat etmeyen bu gibi alacaklıların hakkı sakıttır, diye bir kanun neşir ve meriyete vaz etmiş ola.
Fuat Hulusi; Hazinenin alacaklıya hasım olması için yedinde bir malı olması lazımdır, dediler. Bütün davalarda hasım Hazinedir. Gaibe Hazine mümessildir. Hazine bu temsil vazifesini kendisinde başkasının bir malı olduğundan değil, gaib oluşundandır. Bu son kanun gaibi tanımıyacağım diyor. Kendisine vermeyince alacaklısına da verilmeyecek demek değildir. Alacaklının hukuku bu kanunda ıskat edilmemiştir.
Ali Rıza Kiper: Bu kanunda alacaklıların hukukunu iptal eder bir kayıt görmüyoruz. Ancak mütegayyiplerin hakkını iptal etmiştir.
Raşit Konuk: Bay Fuat Hulusi'yi teyit eder mahiyette dairemizde de bir karar çıkmıştır.
Kazım; Tasfiyenin ikmal edilmediği kanun maddesinde de yazılı olduğuna göre husumet teveccüh eder.
Bakıyyei matlup miktarında Hazine mahkum edilir. Yoksa bakıyyei matlup yok ise bunu ödemekle mükellef değildir.
Vehbi Yekebaş: Hazinede yazılı şahıs namına bir mal yoksa o şahsa izafeten Hazineye kadar dava açmak mümkün müdür? Ben bunu anlayamadım, demeleriyle:
Neticede;
Mübadeleye gayri tabi olup firar ve tegayyüp eden eşhasın nukudiyle menkul ve gayrimenkul emvali metrukesi bedel ve kıymetleri 17 Eylül 331 ve 15 Nisan 339 tarihli kanunlarla 622 ve 781 numaralı kanunlara tevfikan sahipleri namına açılan hesabı carilere emaneten irat kayıt ve namlarına yapılan masraflar da bu hesaba dercedilmekte olduğu gibi Hükümet bu kabil şahısların metrukatını bu kanunlar mucibince tasfiyeyi deruhte etmekte ve eşhası merkume aleyhine açılan davalarda husumetin anlara izafetle Hazineye tevcihi bu kanunların ve tasfiyenin icabından ve bu suretle eşhası merkumenin sabit olan borçlan hesabı carilerindeki matlupları nisbetinde tesviyeye tabi bulunmaktadır. Borçları hesabı carilerindeki matlublarından tamamen tesviye edildikten ve tasfiye muamelesi icra kılındıktan sonra hesabı carilerinde matlup bakıyyeleri kaldığı takdirde bu bakıyyenin ne olacağını 1349 numaralı kanunun birinci maddesi tayin yani emvali metruke hesabı carilerinin matlup bakıyyeleri Hazineye irat kaydolunacağını tasrih eylemiştir.
İmdi henüz sabit olan alacaklarını firari ve mütegayyibin hesabı carisindeki matlubundan istifa etmemiş alacaklıların ahkamı umumiyeye tevfikan hakkı mutalebeleri mevcut oldukça ve bunlar tesviye edilmedikçe Hazineye irat kaydedilecek hesabı cari matlup bakıyyesi mevzuubahis olamıyacağına ve gerek bu kanundan ve gerekse esbabı mucibe mazbatalarından bu kabil alacaklıların haklan ıskat edildiği istidlal olunamadığına ve bu gibi alacakların sakıt olduğuna dair ayrıca bir kanun da bulunmadığına binaen bu kabil ahvalde firarı ve mütegayyiplere izafetle Hazine hasım olacağına ve alacağın sübutu ve firarinin de matlubu bulunduğu takdirde bu matluptan istifa olunması lazım geleceğine mevcudun üçte iki ekseriyetiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy