(765 S. K. m. 102/2, 104/2, 448, 463) (YİBK. 10.1.1940 T. 1939/6 E. 1940/64 K.) (YİBK. 03.06.1942 T. 1941/36 E. 1942/15 K.) (YİBK. 07.05.1947 T. 1947/3 E. 1947/15)
Dava: Şerif'i müstakil faili belli olmayacak şekilde kasten öldürmekten sanık Necdet'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin, İstanbul Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.2.1993 gün ve 155/25 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan; dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: TCK.nun 102. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının hesaplanmasında; sanığa hükmolunacak cezanın değil, suçun istilzam ettiği cezanın esas alınması gerekeceği, aşağı ve yukarı sınırları içeren cezalarda ise cezanın üst sınırının gözönünde tutulması icap ettiği ve zamanaşımını kesen sebepler bulunduğu takdirde öngörülen dava zamanaşımı süresinin azami yarı oranında arttırılabileceği, 10.1.1940, 6/64; 22.3.1940, 29/44; 3.6.1942, 36/15 ve 7.5.1947, 3/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları ile kabul edilmiş bulunmaktadır. Sanığa yüklenen suç 8.4.1977 tarihinde sanık Yaşar ile birlikte Şerif'i kasten öldürmekten ibaret olup, dava zamanaşımını buna göre hesaplamak gerekmektedir. Yüklenen suça uyan kanun maddesi; TCK. 448 olup, yukarıdaki içtihatlar uyarınca dava zamanaşımı TCK. nun 102/2 ve 104/2. maddeleri uyarınca; azami 22 yıl 6 aydır, suç tarihi nazara alındığında bu süre dolmadığı gibi kesen sebeplere göre de olayda zamanaşımı oluşmamıştır.
Uygulamaya göre belirlenen suç niteliğini nazara alarak bu suçu bağımsız suç telakki ederek dava zamanaşımı oluştuğu temyizen ileri sürülmekteyse de; TCK. 448, 463. maddelerinin kanunen muayyen olan üst hadleri itibariyle TCK. 102/2, 104/2. maddeleri şumulünde kaldığı da görüldüğünden; TCK. 463. maddenin bağımsız suç sayılması gerekip gerekmeyeceği tartışmasına girmeye gerek görmeden bu itirazda yerinde bulunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozmaya uyularak verilen ve incelenen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin; olayda dava zamanaşımı oluştuğuna, vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 19.01.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy