(765 S. K. m. 450, 62)
Dava: Öldürmeye teşebbüs derecesinde kalan birden fazla şahısların yaralanması halinde aleyhine taarruz olunanlardan her birine karşı yapılan taarruz ve bunun tevlid ettiği netice itibarile münferiden tebeyyün eden katle teşebbüsten ceza verilmesi ve ondan sonra içtima hükümlerinin nazara alınması suretile ceza tayini icab edip 450. maddenin 5. bendinin tatbik kabiliyeti olmadığına dair birinci ceza dairesinden verilen 1.7.1937 tarih ve 5345/2809 sayılı ve 10.2.1937 tarih ve 2799/590 sayılı kararları ile 450. maddenin 5. bendi tatbik ve bu suretle ceza tayinini havi hükmün tasdikını mutazammın 16.3.1939 tarih ve 1233/859 sayılı karar arasındaki mübayenetin tevhidi içtihad suretile halli C. Başmüddeiumumiliğinin 4102 sayılı müzekkeresile istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihad Heyeti Umumiyesi'nde keyfiyet müzakere edilerek:
Neticede: Ceza Kanunu'nun 450. maddesinin 5. bendinde "öldürmek fiili birden ziyade kimseler aleyhine işlenirse fail ölüm cezasına mahkûm edilir" diye yazılı olmasına göre birden ziyade kimseleri öldürmek birden ziyade suç olduğu halde faili için suç ve cezaların içtimaı hakkındaki umumi hükümler tatbik edilmeyerek bir ceza tayin olunması bu maddenin sarahatı icabıdır.
Fakat öldürmek fiili tamamıyla icra edilmeyerek birden ziyade kimselerin ölümü husule gelmeyen hallerde bu benddeki kayıt ve şart tahakkuk etmediğinden her şahıs aleyhine işlenen fiilin derecesine göre ayrı ayrı ceza tayin ve içtima hükümleri tatbik olunmak kanunun umumi hükümlerine uygun olur.
Çünkü birden ziyade kimseleri öldürmeye teşebbüs halinde dahi 450. maddenin 5. bendinin ve teşebbüs maddesinin tatbiki suretiyle bir ceza tayini lazım geleceği kabul ve içtihat edilirse kanunun teşebbüs hakkındaki 61 ve 62. maddeleri mucibince teşebbüs iki safha ve derece ve her birinin ceza miktarı ve nisbeti başka olup bu iki madde hükmünü binaen istilzam eden birden ziyade kimseleri öldürmeye teşebbüs fiillerinde veya yalnız bir kişi hakkında öldürmeye teşebbüs fiillerinden veya yalnız bir kişi hakkında öldürmek husule getirilip diğeri teşebbüs derecesinde kalmış olan hallerde başka başka cezaların 450. maddenin 5. bendi delaletiyle bir ceza olarak tayinine ve bu bend hükmünün muttarit bir surette tatbikine imkan dahi yoktur.
Sonuç: Şu hallere göre 450. maddenin 5. bendi sarahatı veçhile öldürmek fiili birden ziyade kimseler aleyhine işlenmiş yani tamamiyle icra edilerek birden ziyade kimselerin ölümü husule gelmiş olan hallere ait olup birden ziyade kimselerin ölümü husule gelmeyerek fiil teşebbüs derecesinde kalmış ise faili hakkında umumi hükümlere ve her fiilin vasfına göre ayrı ayrı ceza tayin ve içtima hükümlerinin tatbik olunması lazım geleceğine 30.4.1941 tarihinde ve ikinci toplanmada hasıl olan sülüsan 30.4.1941 gününde ekseriyetle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy