338 senesi aşar mültezimlerinin ambarlarına koydukları mahsuller düşman tarafından gasp ve ihrak edildiğinden bahsile bedeli iltizamdan tenzilat icrası için Hazine aleyhine dava açıp açamayacakları hususunda Temyiz Dördüncü Hukuk Dairesinden sudur eden 12/9/928 tarih ve 2974/1679 ve 30/9/937 tarih ve 2968/1671 sayılı kararlarını havi ilamları arasındaki tezat ve mübayenetin halli Adliye Vekaleti Hukuk İşleri Umum Müdürlüğünün 25 ikinci kanun 941 tarih ve 558 sayılı yazısıyla istenilmesine mebni 5 mayıs 943 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk bir zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve zikri geçen yazı ile ihtilafın mevzuunu teşkil eden ilamlar okunduktan ve hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan:
Fevzi Bozer: İşgal dolayısıyla ve harp neticesi olarak mültezimlerin 336 ve 337 senelerinde ambarlarına koydukları mahsulleri düşman tarafından gasp ve ihrak edildi. Bu suretle mültezimler çok zarar gördüler.
Aşar nizamnamesiyle kabili hal olmayan bu mesele hakkında 295 numaralı hususi bir kanun tedvin edildi. Bu kanun mucibince duçarı tecavüz olan mültezimler Aşar Nizamnamesinin bahşettiği müsaadattan müstefit olacaklardır. Bilahare Trakya mültezimleri hakkında da bir kanun yapılmak lazım geldi ve 497 numaralı kanunla bu müsaadat Trakya mültezimlerine de teşmil edilmiştir. Ancak, 338 senesine ait müsaadattan ancak bu senede istihlas edilmiş olan Trakya mültezimleri müstefit olup bu müsaadenin daha evvel istihlas olunan mahaller mültezimlerine şümulü yoktur. Bu cihet Çatalya Mebusu Şakir ve arkadaşlarının teklifi kanunisinden ve Kavanini Maliye Encümeni mazbatasından vazıhan anlaşılmaktadır, dedi teklifi kanuni ile encümen mazbatalarını okuyarak izahat verdi. Müzakerenin kifayeti kabul olunmakla reylere müracaat olunarak neticede:
11/1/339 tarihli ve 295 sayılı kanunun onuncu maddesinde istila gören mahallerde 336 ve 337 seneleri ihale âşarı mültezimlerinin ambarlarına mevzu zahairin kısmen veya tamamen düşman tarafından gasp, yağma ve ihrak edildiğine dair vukubulacak davaların Aşar Nizamnamesinin elli beşinci maddesi hükmüne tevfikan rüyet olunacağı yazılı bulunmuş ve ahiren bu maddeye ilave edilen 497 sayılı kanunla bu madde ahkamı 338 senesi de dahil olduğu halde Trakya'ya da teşmil edilmiştir.
İstila gören Trakya'dan maada mahaller mültezimlerinin 338 senesine ait müsaadattan istifade edip edemeyeceklerine gelince, her ne kadar Çatalca mebusu Şakir ve arkadaşlarının teklifi kanunisi istila gören mahallerde 336, 337, 338 seneleri ihale aşarı mültezimlerinin ambarlarına mevzu zahairin kısmen veya tamamen düşman tarafından gasp, yağma ve ihrak edildiğine dair vukubulacak davaların Aşar Nizamnamesinin elli beşinci maddesi hükmüne tevfikan rüyet olunacağı... şeklinde bulunmuş ise de, Kavanini Maliye Encümeni tarafından bu teklifi kanuni aynen kabul olunmayıp 295 sayılı kanun ile aşar mültezimlerine temin olunan müsaadatın 338 senesinde Yunanlılardan istirdat edilmiş olan Trakya ve havalisine şümulü olmadığından mezkur tarihte istirdat edilerek gerek işgal zamanında gerek tahliyede düçarı tecavüz olan Trakya ve havalisi halkının bu müsaadattan müstefit olamamaları muvafıkı adelet olamayacağı ve teklifi mezkurun aynen kabulü takdirinde dahi 336 ve 337 senelerinde kamilen müstahlas ve hali tabiide bulunan yerlerin bir sene daha istifadelerinin temadisine yol açmış olmak gibi bir vaziyet hadis olacağı ve layihai mezküreden gaye ise mezkur seneler de dahil olduğu halde 338 senesinde düşman elinden ancak istirdat edilebilmiş olan Trakya havalisine hasrı maksadına mübteni olup kanunu mezkure bir madde ilavesi husulü maksadı katil olacağı esbabı mucibesiyle tadil ve (11/1/339 tarihli kanunun onuncu maddesi ahkamı 338 senesi de dahil olduğu halde Trakya'ya da şamildir) şeklinde tesbit edilmiş ve Muvazenei Maliye Encümeni tarafından da tasvip olunarak Heyeti Umumiyeye arz ve Heyeti Umumiyece de aynen kabul olunmuş olmasına binaen 497 sayılı kanun ahkamı ancak 338 senesinde istirdat edilebilmiş olan Trakya ve havalisi mültezimlerine münhasır olup daha evvel istihlas edilmiş olan mahaller mültezimlerine şamil olmadığına mevcudun üçte iki ekseriyetiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy