(6100 S. K. m. 363) (4721 S. K. m. 605, 606) (YİBK. 23.12.1942 T. 1942/24 E. 1942/29 K.)
Dava: A. K. S. ile Turkcell İletişim A.Ş., Garanti Bankası A.Ş. ve N. S. aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının reddine dair Bursa 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.07.2011 gün ve 1099/1169 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında görülen mirasın hükmen reddine ilişkin davanın yargılaması sonunda; davanın süre yönünden reddine dair Bursa 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait 22.07.2011 gün ve 2011/1099-1169 Esas ve Karar sayılı temyiz edilmeksizin kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nm 20.03.2013 günlü talepnamesi ile 6100 sayılı HMK' nun 363. maddesi (HUMK'nun m.427/6.) uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü;
Davacı, miras bırakan H. S.'in 12.02.2011 tarihinde öldüğünü, terekenin açıkça borca batık olduğunu ileri sürerek mirasın kayıtsız ve şartsız reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, TMK'nun 606.maddesi hükmü uyarınca ölüm tarihinden itibaren öngörülen 3 aylık süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, taraflarca temyiz olunmaksızın 03.01.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; dava, miras bırakanın ölüm tarihindeki terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen (kendiliğinden) reddedilmiş sayılmasına (MK.m.605/2) ilişkindir. Aynı Kanunun 606/1.maddesinde yazılı 3 aylık sürenin açıkça borca batık olması nedeniyle mirasın reddedilmiş sayılmasına ilişkin talep ve davalara uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Diğer yönden; davanın terekeden alacaklı olanlara karşı açılması ve 23.12.1942 gün 24/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararma göre görevli mahkemenin tereke alacaklılarının alacak miktarına göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece, miras bırakana ait icra takip, borç ve banka kredilerine ait kayıt ve belgeler getirtilerek terekenin açıkça borca batık bulunup bulunmadığının, alacak miktarına göre mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken açıklanan hususlar dikkate alınmadan uyuşmazlıkta uygulanması mümkün olmayan TMK'nun 606/1. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan ayrı; kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 5236 sayılı Kanunla Değişik 388.maddesinin 4.bendine aykırı olarak tarafların kanun yoluna başvurma hakkını kısıtlayacak şekilde kararda, kanun yolu ve süresinin gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir. Bu açıklamalar karşısında hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile HMK'nun 363. maddesi (HUMK'nun 427/6. ) gereğince Bursa 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait 22.07.2011 gün ve 2011/1099-1169 Esas ve Karar sayılı hükmün hukuki sonuçları saklı kalmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneği ile (Resmi Gazete'de yayımlanması için) dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy