(3202 S. K. m. 50) (2836 S. K. m. 22, 29)
Tarım kredi kooperatiflerinin icra ve mahkeme harçlarından muaf tutulmuş olup olmadığı hususunda Temyiz Üçüncü ve Dördüncü Hukuk Daireleri içtihat ve mütalaalarında meydana gelen ihtilafın tevhidi içtihat yoliyle halli Adliye Vekaleti Hukuk işleri Umum Müdürlüğünün 4/7/942 tarih ve 5661 sayılı yazılarıyla istenilmesine mebni ihtilafın mevzuunu teşkil eden ve adı geçen dairelere ait mütalaaname suretleri teksir olunarak Umumi Heyet azasına tevzi edilmişti.
Müzakere için tayin olunan 26/4/944 tarihine rastlıyan çarşamba günü saat 9.30 da toplanan Umumi Heyet Birinci Reis Halil Özyörük'ün başkanlığı altında müzakereye başlıyarak ihtilafın esasını teşkil eden noktalar hulasaten Birinci Reis tarafından izah edildikten sonra söz alan:
Üçüncü Hukuk Reisi Ş. Temizer: İhtilaf vardır. Bizim dairede harç alınmıyordu. Bir iş zımnında da harç aldık. Ziraat Bankası Kanununun ellinci maddesi mi yoksa Tarım Kredi Kooperatifi Kanunun yirmi dokuzuncu maddesi mi tatbik edilecektir. Asıl mesele harç alınacak mı? Alınmayacak mı? Biz eskiden bu işi ellinci maddeye tatbik etmişiz. Bu kanuna göre muamele ve kazanç vergisini ve senetlerinin Damga Kanunundan ve bir de hükümete verdikleri istidaları Damga Kanunundan muaftır. Binaenaleyh kredi kooperatiflerinin muaf tutuldukları muafiyetten birlikler de muaf tutulmuştur. İstisna olmadıkça harç alınmak lazımdır.
Fevzi Bozer: İhtilaf ellinci ve yirmi dokuzuncu maddenin tatbikindedir. Ellinci maddenin hadise ile alakası yoktur. Kalıyor yirmi dokuzuncu madde. Biz bunu tetkik ettik, neticede mahkeme harçlarının dahi muafiyete dahil olduğu neticesine vardık. Maddenin (bunlar gibi) tabiriyle diğer buna benzer harçlardan da muaftır demektir.
İhtilaf olduğu ittifakla kabul edildikten sonra Birinci Reis 1470 numaralı kanunun ilga edildiği ve 3202 sayılı kanunun ellinci maddesine ve 2836 sayılı kanunun yirmi ikinci, yirmi dokuzuncu maddesine göre cüzüler hakkındaki hükmün birlikler hakkındakilere de tatbik edilmesi lazımdır. Binaenaleyh kanunlar hükümlerine göre teşekküller arasında bir fark olmadığına, mahkeme harçlarından istisna edildiğine dair bir kayıt olmadığına nazaran bunu tevsian tatbike imkan yoktur.
Zahir Sencer: Zirai kooperatifler Ziraat Bankası muafiyetlerinden istifade ediyorlardı. Kredi kooperatifleri yapılacak diye bu iş yapılacaktı. Bu itibarla kooperatifler üç hüviyet arzeder. Tarım kooperatifleri köylerdedir. Birlikler mahkemelerde dolaşır. Satış kooperatifleri aldığı zaman harç vermez, fakat tüccarlara yaptığı satışlarda harç verir. Birlikler bütün alacakları takip ile mükelleftir. Kredi kooperatifleri dava açmazlar. Birlikler bir ciro ile bu işleri takip eder. Binaenaleyh birlikler maddenin ikinci fıkrası mucibince bütün harçlardan muaftır.
Şemsettin Temizer: Bize doğrudan doğruya kredi kooperatifleri tarafından açılan davalar her gün gelmektedir. Binaenaleyh hiç bir zaman senin hakkı davan yoktur, demiyoruz. Madde gayet sarihtir.
Zahir Sencer: Bu kanunların esbabı mucibeleriyle müzakere zabıtlarını tetkik etmek lazım geleceğini ve keyfiyetin bu suretle anlaşılacağını söyledi.
Şefkati Özkütlu: Birlikler ile ortaklar arasında olan bu ihtilaftan dolayı muafiyet biraz yakışık alıyor. Meclis zabıtlarının tetkiki için müzakerenin gelecek celseye bırakılmasına 26/4/944 tarihinde karar verildi.
03/05/1944
Bugün muayyen zamanda Umumi Heyete kırk beş zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve zabtı sabık okunduktan sonra söz alan:
Zahir Sencer: Kredi kooperatifi kanununda bir kayıt yoksa da asıl mukriz Ziraat Bankası olduğu için bu kanunun on ikinci maddesini okudular. Binaenaleyh Ziraat Bankası kanunundaki muafiyetlerden kredi kooperatiflerinin istifade etmesi gayet tabiidir. Tarım Kredi Kooperatifi Kanununun yirmi dokuzuncu maddesinin yalnız bu kanunda yazılı ahvale maksur olması lazımdır. Binaenaleyh arzettiğim gibi Ziraat Bankası Kanununa müracaat zaruretindeyiz. Banka ikrazı kredi kooperatifleri vasıtasıyla yaptığına göre Ziraat Bankası Kanunundaki muafiyetin bunlara teşmili zaruridir. Kooperatif kanunlarına muafiyetin girmemesi bunların alacaklarına doğrudan doğruya Tahsili Emval Kanunu tatbik edildiği içindir. Kooperatif davalarının üçe ayrılması lazımdır. İkraza taalluk eden kısım muafiyetlerden istifade eder.
Şemsettin Temizer: Şayanı şükrandır ki, Sayın Zahir Sencer de yirmi dokuzuncu maddeye bizim anladığımız manayı verdiler. Birlikler teşekkül ettikten sonra Ziraat Bankasının vazifesi kendilerine intikal etmiştir. Gerek satış ve gerek zirai kredi kooperatifleri bir şahsiyeti hükmiyedir. Hakkı takipleri ve sermayeleri vardır. Ancak bu sermayeleri ikraza kafi gelmezse Ziraat Bankasından kredi alarak ortaklara tevzi ederler. On birinci maddede bu kooperatiflerin alacaklı sıfatını ve rehin hakkını kabul etmiştir ve keza on dördüncü maddede takip hakkını kabul etmiştir. Kredi Kooperatifleri Kanununun muvakkat ikinci maddesine göre beş sene için, tarım kredi kooperatiflerinin alacaklarında, hapis hükmü müstesna, Tahsili Emval Kanunu tatbik edilir. Şimdi beş sene bitmiştir. Nereye gidecekler Umumi mahkemelere gidilecektir. Binaenaleyh esasen bunlar harçlardan muaf değildir ki, beş sene için bunları bu masraflardan vikaye etmek istemiştir. Ziraat Bankasının muafiyetleri de ellinci maddede tasrih edilmiştir.
İstisnalar mevridine maksur olması lazımdır. Ziraat Bankası Kanununu tatbik edemeyiz. Bu kooperatiflerin mahkemeye müracaatları halinde harç ile mülzem olmaları zaruridir.
Şefkati Özkutlu: Ziraat Bankasından istikraz yapanlar bu mazhariyete nail oldukları halde Vazukanunun köylüyü himaye için ta kaza merkezindeki Banka şubelerine gitmemeleri için kooperatif vasıtasıyla yaptığı ikrazlarda bu vergi ve harçlardan muaf tutulmasını kastetmiş değildir.
Zahir Sencer: Tarım kredi ve satış kooperatifleri kanunlar bir kül olarak çıktı ve Hükümet beş senelik muafiyet bahşetti. Küçük çiftçiye yapılan ikraz istihsal içindir. Arazisini genişletmek isteyenle arasında fark vardır.
En esaslı yardıma muhtaç olan küçük çiftçidir. ikraz ederse göstereceği karşılık yoktur. Ziraat Bankasının esas gayesi de bu çiftçiye yardımdır. Asıl Ziraat Bankası ile çiftçi karşı karşıyadır. Birliklere kendi hüviyetini vermektedir. Binaenaleyh bu yolda yapılan ikraz ve istikraz muameleleri vasıtalı da olsa harca tabi değildir. Dördüncü maddedeki sarahat küçük çiftçinin himayesini amirdir. Beş senelik müddet Ziraat Bankası Kanununun çıkmasına talikan yapılmıştır.
Fevzi Bozer: Kanunda sarahat olmadıkça vergi muafiyeti temin edilemez. Öyledir, fakat biz bu sarahati yirmi dokuzuncu maddede buluyoruz. Bu kanunda yazılı muafiyetler ve yazılı olmayan muafiyetler için bu madde yazılmıştır ve bunlar gibi tabiri konmuş tur. Kanunda yazılı muafiyetlere hasredersek (Bunlar gibi) nin yeri kalmaz. Biz de böyle tatbik ediyoruz.
Y. K. Arslansan: Bir vergi, resim, harcın istifası kanun hükmüne müstenit olduğu gibi vergi, resim, harçtan muafiyet de kanunun sarahatına mütevakkıftır. Zirai istihsalin en ucuz bir masrafla elde edilmesini teminen Ziraat Bankasının çiftçilere açtıkları kredilerden mütevellit borçlar hakkında takip ve davanın harçtan muaf tutulması gözetilmiş ve bu maksatla 2836 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu ile 3202 sayılı Ziraat Bankası Kanununa gerekli hükümler konmuştur.
Bu cümleden olmak üzere 3202 sayılı kanunun ellinci maddesinde Ziraat Bankasının çiftçilere ve tarım kredi ve satış kooperatifleriyle birliklerine yapacağı her nevi krediler muamele vergisinden muaf olduğu gibi Banka tarafından bu kredilerden mütevelli borçlar hakkında yapılacak icra takip ve açılacak davaların harçtan muaf olduğu gösterilmiştir.
Tarım kredi kooperatiflerine dahil olan çifçilerin zirai ihtiyaçları için icap eden kredi Ziraat Bankasınca açılmayıp mensup oldukları kredi kooperatifleri tarafından temin olunması usul ittihaz edilmiş olduğundan kredi kooperatifleri Ziraat Bankasına izafeten ve murakabesine tabi oldukları işbu Bankanın usul ve talimat dairesinde zirai ihtiyaçları için ortakları çiftçilere kredi açmakta dırlar.
Bu suretle kredi kooperatiflerinin Ziraat Bankasına izafeten ortakları çiftçiler aleyhinde açtıkları kredilerden mütevellit borçlar hakkında yapılacak icra takibi ile dava mezkur ellinci maddenin şümulüne dahil ve bina berin harca tabi değildir. Aksi takdirde ellinci madde ile istihdaf olunan gaye fevt edilmiş olur. Ancak ikrazdan maada tarım kredi kooperatifleri ile ortakları arasındaki münasebetlerden doğan sair ihtilaflar üzerine kooperatiflerin ortakları çiftçiler aleyhine yapacakları takip ve açacakları dava hakkında bir hüküm mevcut olmadığından harca tabidir.
İ. İflas Reisi Abdullah Aytemiz: Tarım kredi kooperatifleri hakkındaki 2836 sayılı Kanunun yirmi ikinci maddesinde kooperatiflerin kazanç ve muamele vergileriyle damga resim ve noter harcından ve yirmi dokuzuncu maddesinde de lüzumu olan yerlerde kurulacak bölge birliklerinin yukarıda yazılı vergilerden maada bunlar gibi diğer devlet tekliflerinden muaf olduğu zikr ve tasrih olunmuştur. Teşkilatı Esasiye Kanunu mucibince vergi ancak kanunla alınabilir. Muafiyet de böyledir. Binaenaleyh vergi işlerinde ve bunların muafiyetlerinde kıyas yolu kapalıdır. Her halde nas lazımdır. Mezkur yirmi dokuzuncu maddede Vazukanun kooperatiflerin haiz oldukları muafiyetten fazla olarak bunların mümessili olan bölge birliklerini mahkeme ve icra harçlarından da muaf tutmuştur. Ziraat Bankasının mahkeme ve icra harçlarından muafiyetini tazammun eden ellinci maddesinin burada yani kooperatif işlerinde kıyas tariki ile tatbikine de kanuni mesağ olmamak lazım gelir. Filhakika Ziraat Bankasının kooperatifler üzerinde murakabe ve nezareti şamilesi varsa da bunlar şahsiyeti hükmiye itibariyle birbirlerinden ayrı olduklarından mezkur ellinci maddenin kooperatiflere teşmili doğru değildir.
Hülasa, kooperatifler mahkeme ve icra harçlarına tabidir. Birlikler bundan müstesnadır.
Birinci Reis: Hadisemiz tarım kredi kooperatifleri ile ortakları arasındadır. Binaenaleyh birlikler bugünkü müzakeremiz mevzuu haricindedir.
F. Hulusi Demirelli: Müzakerenin cereyan tarzından küçük çiftçinin himayesi meselesi öne sürülmekte olduğunu anlıyorum. Bendenizce bu yoldaki mütalaa doğru bir esasa istinat etmez. Çiftçi Bankadan veya kooperatiften yapılacak istikraza kadar yapılacak işlerde himaye edilir. Borcun ödenmemesi üzerine icraya veya mahkemeye müracaat yolunda icra ve muhakeme harçlarından muafiyetle yalnız alacaklı himaye edilmiştir. Çiftçiyi himaye istikraza kadardır. Mahkeme harcını noter harcına kıyas edemeyiz. Noter harcından muafiyet istikraz masrafı az alınır. Bu suretle çiftçi korunmuş olur. İcra ve mahkeme harçlarından Bankanın muaf tutulması borçlu çiftçiyi temerrüde teşvik etmek için kabul edilmiş olamaz. Bu muafiyet sırf alacaklı olan Ziraat Bankasına bir imtiyaz temini için kabul edilmiş bulunmaktadır.
Temerrüt himaye edilemez. Kooperatifin kendi sermayesiyle yaptığı ikrazda Ziraat Bankasının alakası yoktur. Her halde Bankanın imtiyazı kooperatife böyle kıyas yollarıyla teşmil olunamaz. Çünkü kooperatifler Bankadan ayrı hükmi şahsiyetleri haizdir. Bankanın bunları finanse etmesi ve bu sebeple onları murakabe hakkına malik olması bu ayrılığa münafi değildir.
Şemsettin Temizer: Vazukanunun aklından bile geçmeyen şeylere istinat edilmektedir. Ziraat Bankasına verilen muafiyet hususi kanunda Sarahat olmıyan tarım kooperatifine de teşmil edilemez. Etibank'ın bir çok müesseseleri vardır. Ezcümle basma fabrikası. Bunun sermayesi Etibank'ındır. Fakat o fabrikalar şahsiyeti hükmiyeyi haizdir. Bankanın istifade ettiği haklardan istifade etmezler.
A. Himmet Berki: Bunlar gibi tabiri üzerinde duracağım. Aksi menfidir. Muamelenin tabi olduğu mükellefiyetlerden demektir. Kanunda yazılı resim harçlardır. Mahkeme harcı ile mükellefiyetler arasında benzeyiş yoktur.
Vehbi Yekebaş: Birlikler ikrazatta bulunurlar mı? Şemsettin Temizer: Bulunamazlar.
Zahir Sencer: Ortada münakaşa edilecek Ziraat Bankası Kanununun on ikinci maddesidir.
Birinci Reis: Tarım kredi kooperatifleri Ziraat Bankalarının mevlüdü değillerdir.
Tarım kredi kooperatiflerinin mevcudiyeti hukukiyeleri yokmuş gibi bir noktai nazarda bulundunuz. Bunlar tamamen şahsiyeti hükmiye ve hukukiyeyi haiz teşekküllerdir ve bu kooperatifler yekdiğerini tamamlarlar. Husumet safhasını Vazukanun himaye etmemiştir. Kredi kooperatiflerine temin edilen muafiyetler yirmi ikinci maddede yazılıdır. Bölge birliklerine de bu muafiyetlerden fazla bir hak verilmemiştir. Yirmi dokuzuncu maddedeki muafiyet tevsia kanuni imkan yoktur, demeleriyle neticede:
Tarım kredi kooperatifleri 2836 sayılı kanunun tarif ettiği şekilde vücuda gelmiş hükmi şahsiyetlerdir. Bunların bölge birlikleri ayni kanuna göre teşekkül eder. Ziraat Bankasının o gibi teşekküllere mali yardımda bulunması ve bu sebeple üzerlerinde murakabe hakkına malik olması, şahsiyetlerde bir tedahül husule getirmiş olamaz. Zikri geçen kanunun yirmi ikinci maddesinde kooperatiflerin ne gibi muafiyetleri haiz olduğu gösterilmiştir. Bunlar arasında icra ve mahkeme harçlarından muafiyet yoktur. Bir bölgedeki kooperatiflerin bağlandıkları her bölge birliği de ancak asıl kooperatiflerin muafiyetlerinden istifade edebilir. Bunun başka türlü olmasına ihtimal olmadığı gibi kanunun yirmi dokuzuncu maddesi de bu hususta sarihtir. Zaten ikraz muamelelerini birlikler yapmayıp kooperatifler yapar. Kooperatife dahil çiftçilerin kolaylıkla ve az masrafla kredi temin edebilmeleri için ödünç verme ve almaya müteallik muamelelerin resim ve harçlardan ve bu arada ödünç alma için noterlerce yapılacak senetlerin de kanuni harçtan muaf tutulması, ödünç alanın borcunu vadesinde ödemeyip temerrüt haline girmesinden dolayı aleyhine icra takibi yahut dava açılması halinde lazım gelen harçların bağışlanmış olmasını tazammun etmez. Esasen herhangi bir borçlunun temerrüt hali himaye ve teşvike layık görülemez. Gerçi 3202 sayılı Ziraat Bankası Kanununun ellinci maddesinde Banka zirai ikrazlardan dolayı icra makamlarıyla mahkemelerde yapacağı takip ve tahsile müteferri talep ve tebliğleriyle alacağı kararlar hakkında sırf bu Bankaya bir imtiyaz olmak üzere bazı hükümler varsa da bu imtiyazın kooperatiflere teşmili hakkında hiç bir sarahat yoktur.
Her halde bir tekliften muafiyet ise ancak kanunda açık bir hükmün bulunmasına bağlıdır. Zikrolunan sebeplerden dolayı tarım kredi kooperatiflerinin kanunen icra ve mahkeme harçlarından muaf tutulmuş olduklarını kabule imkan olmadığına reylerin üçte ikisini geçen çoğunluğuyla 03.05.944 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy