(2577 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 27, 416) (1136 S. K. m. 164) (YİBK 25.04.1945 T. 1943/21 E. 1945/9 K.)
Dava: Davacı Muttalip Diğrek ve diğerleri vekili Avukat Seyit Ali Koç tarafından, davalı T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü aleyhine 25.9.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu desteğin ölümünden dolayı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu bakamından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen 18.9.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; davacılar, hemzemin geçitte meydana gelen kazada tren çarpması sonucu desteğin öldüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın Aydın İdare Mahkemesine gönderilmesine, harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede karar altına alınmasına karar verilmiştir. Kararı davacılar temyiz etmişlerdir.
25.4.1945 gün ve 1943/21-1944/7 Esas, 1945/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince; mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilen durumlarda, avukatlık parası ile birlikte harç ve diğer yargılama giderlerinin de görevsizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınması gerekir. Yerel mahkemece, bu konunun görevli yargı yerine bırakılması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- İdari Yargılama Usulü Yasasının 3 ve izleyen maddelerinde idari davaların açılma yol ve yöntemleri açıkça gösterilmiştir. İdari davanın açılmasında gösterilen yöntemlere uyulması gerekir. Adli yargı yerinde açılan bir davanın idari nitelikte olduğunun anlaşılması üzerine dosyanın idare veya vergi mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi başlangıçta adli yargı yerinde açılmış olan davanın idari yargı yerinde açılmış olduğu sonucunu doğurmaz. Mahkemenin görevli olmadığından dolayı dilekçenin reddine karar verildiği takdirde dava dosyasının ait olduğu mahkemeye göndereceğine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 27. maddesinde yer alan hüküm adli mahkemeleri arasındaki görev konusunu düzenlemektedir. O halde karar yerinde mahkemenin görevsizliğine karar verildikten sonra dosyanın talep halinde Aydın Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olması açıklanan yasal düzenlemeler karşısında doğru olmadığından kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının 1 nolu bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy