(2797 S. K. m. 16)
Temyiz Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesinin 6/9/940 tarih ve 3370/1078 sayılı kararında, mahiyeten tahdit ve fiilî tecavüz denilen davaların kadastro mahkemelerinin vazifesinden hariç bırakıldığı halde Dördüncü Hukuk Dairesinin merci tayinine müteallik 17/7/942 tarih ve 2734/2043 sayılı kararında, kadastronun faaliyet sahası dahilinde bulunan gayrimenkullere vaki men'i müdahale davalarının kadastroyu alakalandıran husustan olmakla bu mahkemenin vazifesi içinde olduğu kabul edilmiş olmasına göre bu suretle her iki daire kararında tezat ve mübayenet husule gelmiş olduğundan bahsile keyfiyetin tevhidi içtihat yoliyle halli Adliye Vekaleti Hukuk işleri Umum Müdürlüğünün 25 ikinciteşrin 943 tarih ve 108 sayılı yazısıyla istenilmesine mebni 12/1/944 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk sekiz zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve zikri geçen yazı ile ihtilafın mevzuunu teşkil eden ilamlar okunduktan ve hadise bir kerre de Birinci Reis Halil Özyörük tarafından izah edildikten sonra söz alan:
Fevzi Bozer: Bir yerde ki, kadastro mahkemesi faaliyettedir, gayrimenkule ait ihtilaflar o mahkemeye aittir, diyoruz. Biz de vaktiyle tereddüt etmiştik. Ve bu itibarla Birinci Hukuka sorduk ve kararımızı verdik. İhtilafımız yoktur, zannediyoruz.
F. Hulusi Demirelli: Kayıtta yapılacak bir muamele mirasa da taalluk ederse kadastro mahkemesi vazifelidir. Tapusu mevcut olunca ve fiilen bir tecavüzün men'i isteniyorsa bu asliye hukuk mahkemelerine aittir. Tahriri alakalandırmayan bir ihtilaftır.
Fevzi Bozer: Men'i tecavüz davaları da kadastro mahkemelerini alakalandırmadığı hakkındaki noktai nazara iştirak etmeyeceğini ve Birinci Hukukun müstakar içtihadı da Bay Vehbi zamanından beri böyledir. Biz bunu kendilerinden sorarak yaptık.
Cevat Gücün: Davanın şekline ve def'e göre işin hangi mahkemeye ait olduğu taayyün eder. Men'i müdahale davasına karşı müddeaaleyhin def'iyle işin tahriri alakalandırdığı anlaşılabilir. Binaenaleyh tahriri alakalandıran iş kadastroya değil, asliye mahkemelerine aittir. Sırf tecavüzün men'ine inhisar edip mülkiyetin nizalı bulunmadığı davalar asliyede görülür. Bu hale göre ihtilaf yoktur. Mevzular ayrıdır.
Abdullah Aytemiz: Şifahi izaha göre mübayenet aşikardır. Tapu ve Kadastro Kanununun yirmi yedinci maddesinde ilandan sonra ilan edilen yerlerde bütün ihtilafları incelemek kadastro mahkemelerine aittir. Tahriri ve kadastroyu alakalandıran ihtilaflar bu mahkemelere aittir.
Şemsettin Temizer: Zilyetliğin ihlalinden dolayı dava açılır. Bunun müruruzamanı da ayrıdır. Bir de men'i müdahale diye bir şey çıkarıyoruz. Bu mülkiyet davasıdır. Mülkiyete intikal eden davalar ile zilyetliğe taalluk eden davaları tefrik edersek mesele kendiliğinden mahlûldür.
Tapu ve kadastro ilan edilen yerlerde gayrimenkulun hukuki kısmına giren işleri tapu ve kadastro mahkemeleri bakar.
F. Hulusi Demirelli: Kadastro mahkemesi tapuya hitap eder ve tapu kayıtlarını düzeltmek mukayyet olmayan malları tapuya tescil için teşkil edilen mahkemelerdir.
Mülkiyete müstenit fiili tecavüzün men'i davaları kadastro mahkemelerini alakalandırmaz.
Galip Karayalçın: Her iki daire kararını ihtiva eden hadiselere göre ihtilaf yoktur. Daha fazla izahata lüzum görmüyorum.
Abdullah Aytemiz: Buradaki tahrir, tahrir heyetinin tahriridir, ıstılah manasınadır. Kadastro mahkemeleri bu işlere bakar. Buradaki tahrir yazı yazmak manasına değildir. Bu heyetin vaz'ıyed ettiği müddet bittikten sonra artık asliye mahkemelerine aittir, demeleriyle müzakerenin kifayeti anlaşıldıktan sonra reye müracaat olunarak neticede:
Kadastro mahkemelerinin vazifelerini 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununun yirmi yedinci maddesi tayin etmiştir.
Bu madde sarahatına göre men'i müdahale davası, gayrimenkulun mülkiyeti ihtilafından münbais olup da dava olunan yerin taraflardan hangisinin mülkiyetinde olduğunu tayine mütedair ise tahriri alakalandıracağından bu türlü men'i müdahale davalarının rüyeti kadastro mahkemesine ait olur.
Dava olunan yerin mülkiyetinde niza bulunmayıp dava sırf bir tecavüzü def talebinden ibaret ise bunun tahrir ile bir alakası olamayacağından bu kabilden men'i tecavüz ve müdahale davalarına bakmak da asliye mahkemesinin vezaifi cümlesinden olduğu şüphesizdir.
Bu itibarla müzakereye mevzu olan Temyiz Birinci Hukuk Dairesinin ilamı, kadastroca yapılmış olan tahrir ve tesbitten sonra katileşmiş olan tesbite karşı vaki bir tecavüz ve müdahalenin men'i talebine ve tayini merci suretiyle Dördüncü Hukuk Dairesinden çıkan hüküm, mülkiyetin ihtilafından mütevellit bir men'i müdahale davasına ait olup her iki hüküm ve içtihat arasında bir gûna mübayenet görülemediğine binaen tevhidi içtihat suretiyle bir karar ittihazına mahal olmadığına çoğunlukla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy