(3780 S. K. m. 67)
Veznen noksan ekmeği satışa arzetmek fiilinden dolayı ceza tayini hususunda vazifedar olan merci hakkında Temyiz Mahkemesi Üçüncü Ceza Dairesinin 1.8.1942 tarih ve 6912/5747 ve 27.11.1942 tarih ve 8070/7937 sayılı kararlarını havi ilamları arasında mübayenet mevcut olduğundan bahisle zikri geçen mübayenetin tevhidi içtihat yoliyle halli Cumhuriyet Başmüddeiumumîliği yüksek makamının 17.3.1943 tarih ve 740 sayılı yazısı ile istenilmesine mebni 5.1.1944 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk altı zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve bahsi geçen yazı ile ihtilafın mevzuunu teşkil eden ilamlar okunduktan ve hadise bir kerrede Birinci Reis Halil Özyörük tarafından izah edildikten sonra söz alan:
Salih Hilmi: Dairenin müstakar içtihadı bunun millî korunma mahkemelerine ait olduğu merkezindedir. Bununla beraber fiilde biz kast arıyoruz. Şayet bir kısım ekmekte fazla fiyatla satmak kastı olmaksızın bir kaç gram noksan çıkmış ise belediyeye aittir, diyoruz.
Selim Nafiz: Mahkeme iyi bir tetkikat yapmıştır. Kast görmüyorum, demiş. İhtikardan beraat şeklinde karar vererek işi belediyeye vermiştir ki bu karar doğrudur ve bu hal dairenin müstakar içtihadına da uygundur.
Birinci Reis: Bu suçlarda kastın veya kasıtsızlığın tefriki mümkün değildir. Belediye yüzde on nisbetinde hatayı kabul ediyor. Bunun fazlası belediye ceraiminden sayılarak tecziye edilmektedir. Şimdi bu suçların Millî Korunma Kanunu mucibince cezalandırılmaları lazımdır.
Selim Nafiz: Nakız mutlak olarak yazılmıştır. Şu sebeplerle Millî Korunma işidir, denseydi daha doğru olurdu.
Başmüddeiumumî: Ekmeğe taalluk eden kararlar koordinasyon kararlarıdır. Yani yirmi birinci maddeye müstenittir. Buna muhalefet elli beşinci maddenin ikinci fıkrasına tevafuk eder. Otuz ikinci maddesinde (İ) fıkrasının hükmü umumî olduğu, ahkamı mahsusa olmayan ahvalde kabili tatbik bulunduğu şüphesizdir. Maahaza belediyenin bir kararı yoktur ki ona muvafık olup olmadığını tetkik edelim. Ekmeğin her hangi bir suretle koordinasyon kararına muhalif bir şekilde imali Millî Korunma Kanununa girer. Ancak 55/2 ye mi, 32 ye mi gireceğini mütalaa etmek icap eder. Dairenin kararı muvafıktır.
Selim Nafiz: Yirmi birinci maddeye göre yapılan tahdidatın tayini salahiyetini kanun hükümete vermiştir. Şimdi karnesiz ekmek elli beşinci maddeye girer. Fazla fiyatla ekmek satarsa fazla fiyatla satmaya gider. Binaenaleyh hususî dairece nihaî bir kararın verilmesi lazımdır, diyor. O halde daire kararı doğrudur.
Necmeddin: Bendenizce esasen beraet kararı verilemez. Aslında bu işler ceraimi belediyeden idi. Binaenaleyh belediye suçu ortada durdukça mahkeme beraat kararı veremez.
Fahreddin: Belediyenin ekmekler şöyle olsun, böyle olsun diye bir kararı yoktürki kendisi ceza verebilsin. Koordinasyon kararları oldukça kararı mahkemenin vermesi lazımdır.
Kasım: Hadiseye göre belediye bakamaz.
Birinci Reis: Bu işlerde Başmüddeiumumî Beyefendinin de buyurdukları gibi belediyenin rolü yoktur. Bu ekmeklerin vasıf ve mahiyetleri koordinasyon kararile tayin edilir. Bu itibarla suçun görüleceği yer millî korunma mahkemeleridir.
Vehbi: Ahkamı belediye ihtikar meselesinde tatbik edilemez. Diğer ahvalde ahkamı belediye mahfuzdur.
Birinci Reis: Ekmeğin vesika ile satıldığı yerlerde belediye ekmek hakkında şöyle olacak, böyle olacak diye bir karar çıkarabilirimi?. Çıkaramaz. Çünkü bu işi Millî Korunma Kanununa dayanarak Koordinasyon Heyeti üzerine almıştır.
Fuat Hulusi: Bu iş otuz ikinci maddenin (J) fıkrasına girmez. Elli beşinci maddenin ikinci fıkrasına da girmez. Belediye Kanununa göre cürüm vardır. Bunu belediye yapar ve yahut da Belediye Kanununa göre millî korunma mahkemesi cezayı verir. Aksi halde cezaî mahiyeti yoktur. Aleyhe tevsie imkan göremiyorum.
Osman Nuri: Ekmeğin imali ve vezni tayin edilmiştir. Koordinasyon kararile olmuştur. Ceraimi ammedendir. Belediyenin bu işlere karışmasına imkan yoktur.
Fuat Hulusi: Koordinasyon kararları kanun hükmündedir, şüphe yok. Fakat koordinasyon kararında ceza yoktur. Esasen salahiyeti de yoktur ya. Ceza maddesine gireceğiz. O maddede bir şey yoktur. Biz cezayı tayin eden maddeye bakarız: Memnuiyet ve tahditten bahsedilmiştir. Bu hadisede ikisi de yoktur. Koordinasyon kararına muhalif derseniz o halde Ceza Kanunundaki evamiri hükümete muhalif hareket edenler hakkındaki maddeye girer.
Osman Nuri: Belediye Kanunu kalkmamıştır. Fakat sakittir.
Aziz: Bize gelen vazife meselesidir. Hadisenin mahiyetine göre Millî Korunma Kanunu hükmüne girmesi ve bu itibarla da mahkemeye ait olması lazımdır.
Birinci Reis: Fevkalade ahval ve iktisadî şartlar dolayısile Millî Korunma Kanunu tedvin edilmiştir ve bu kanuna müstenit Koordinasyon kararlarile ekmeğin imali tahdit edilmiştir. Buna göre de bu işler millî korunma mahkemelerine aittir. İmalde belediye kararı amil olmuş olsaydı o zaman belediye talimatnamesi hükümleri düşünülebilirdi. Vesika ile ekmeğin satılması iktiza eden yerlerde ekmeğin vezin ve evsafı koordinasyon kararile tayin edilmiştir. Şu halde bu karara muhalefet de Millî Korunma Kanununa muhalif bir hareket olmuş olur, demelerile reye müracaat olunarak neticede:
Milli Korunma Kanununun yürürlükte bulunduğu zamanda dördüncü maddesi hükmünce karar vermeye salahiyetli bulanan İcra Vekilleri Heyetince o kanunun muayyen bir maddesine dayanılarak ittihaz ve neşrü ilan olunan karanamelere aykırı hareketlerin taalluk eylediği mevzular, haddi zatında herhangi müessesenin kanun ve nizamiyle ödevli bulunduğu hususlara dahil ve mahsus müeyyideye tabi bulunsa bile mücerret Vekiller Heyetinin Milli Korunma Kanununa dayanan bir kararına mevzu teşkil etmiş olması itibariyle bu kanunun şumulüne girmiş ve yürürlükte bulunduğu müddetçe cezai müeyyidelerini istilzam etmiş olacağından o müeyyidelerin hüküm ve tatbiki yine Milli Korunma Kanununun altmış yedinci maddesi hükmünce mahsusan teşkil olunan veya vazifelendirilen kaza mezuniyetlerine dahil işlerden olması icap eder.
Halka yedirilecek ekmeklik unun ve o undan yapılacak ekmeğin keyfiyet ve kemiyetine ve satış suretine ve fiyatına taalluk etmek üzere Hükümetçe ittihaz ve neşrolunan 115 numaralı koordinasyon kararnamesinden başlayarak vakit vakit yenisi eskisini değiştiren veya tamamlayan müteaddit kararnamelerin neşrü ilanına başlanmasından beri ekmeklik un ve ekmek yapma ve satma işleri de sadece belediyeleri ilgilendiren birer iş olmaktan çıkarak bizzat Hükümetin ödevlendiği ve sağlanmasını buna mahsus teşkillerle üzerine aldığı bir Millî korunma işi olmuş, belediyeler de sair vazifeli daire ve müesseseler gibi bu alanda ancak o kararların dileği veçhile tatbik ve icra olunmasını sağlamakla mükellef müesseselerden biri halini almıştır.
Bu kararnamelerin koymuş olduğu hükümlerden herhangi birinin herhangi belediye zabıta talimatnamesinde esasen tesbit edilmiş bulunması Milli Korunma Kanununun altmış bir ve altmış yedinci maddeleri muvacehesinde ne o kanun hükmünün tatbikine, ne de o kanunu tatbik ile mükellef mahkemelerin vazifesine tesir edemez. Belediye zabıta talimatnamesinin o hükmü de sair bazı kanun ve nizamların koordinasyon kararları mevzuuna giren hükümleri gibi temas ettiği koordinasyon kararnamesinin yürürlükten kalkacağı zamana kadar meriyetten kalkmış olur.
Bu itibarla noksan vezinde ekmek yapma ve satma suçu da ister ekmek yapmak için verilen undan gayri muhik menfaat temin etmek kastile olsun, ister sadece Hükümet kararı hilafına hareketin bir neticesi bulunsun, ya doğrudan doğruya veya koordinasyon kararnamesine muhalefet dolayısile müstakillen Millî Korunma Kanununa buna muhalif bir suç olmuş olur ve o noktai nazardan mahkemece taayyün edecek hale göre şu veya bu surette mahkumiyetle veya beraetle neticelendirilmek lazım gelir. Yoksa işte bu ihtimaller dışında bir de belediyelik hal ve mahiyet mülahaza olunamaz. Çünkü Millî Korunma Kanunu sadece gayri muhik menfaat kastiyle işlenilmiş olan hareketleri değil, ezcümle elli dördüncü maddenin beşinci ve elli beşinci maddenin ikinci fıkralarında olduğu gibi mücerret kanun ve karara riayetsizlikten doğan hal ve neticeleri de şümulüne almış bulunmaktadır. Bu sebeplere binaen Belediye Zabıta Talimatnamesile koordinasyon kararlarının hükümce tedahül ettiği yerlerde vezni noksan ekmek çıkarmak keyfiyeti de Millî Korunma Kanunu ile o kanunun yirmi birinci maddesine müstenit olarak tanzim ve neşrolunan Hükümet kararnamelerinin yürürlükte bulunduğu müddetçe münhasıran milli korunma işleri ile vazifeli bulunan mahkemelerin vazifelerine dahil hususlardan olup Belediye Zabıta Talimatnamesi bakımından takip olunabilecek işlerden olmadığına on muhalif reye karşı otuz altı rey çoğunluğu ile 05.01.1944 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy