(743 S. K. m. 788) (818 S. K. m. 81) (YİBK. 05.02.1947 T. 1947/20 E. 1947/6 K.)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan faizle borç para aldığını, davalı ile 9.4.1994 günlü protokolü düzenlediklerini, protokol uyarınca 18 nolu parsel ile 19 nolu parselin 1 ve 2 nolu meskenlerinin davalıya devredildiğini protokol uyarınca gerçekleştirilen devirlerin Medeni Yasanın 788. maddesi uyarınca batıl olduğunu ileriye sürüp, tapuların iptali ile devirden önceki malikleri adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. İddianın içeriğine ve ileriye sürülüş biçimine göre davada inanç sözleşmesine dayanıldığı açıktır.
Öğretide ve yargısal uygulamada "inançlı işlem olarak nitelendirilen ilişkide tarafların amacı, mülkiyetin teminat için temlikidir. Geçerli olan bu temlik ile bir kimse bir mal üzerindeki mülkiyet hakkını, mülkiyeti devretmiş olmak için değil de, sırf bir teminat göstermiş olmak için alacaklıya devretmektedir. İnançlı İşlemde, inanılan kimseye mülkiyetin geçirilmesiyle sınırsız bir yetki tanınmakta ancak inanç anlaşması onun bu yetkisini sınırlamaktadır. Aralarındaki anlaşma gereğince amaca ulaşınca yani alacağını tahsil edince de alacaklı, mülkiyetini kazanmış olduğu şeyi sahibine geri verme yükümlülüğü altına girmektedir.
İnanç sözleşmesi iddiasının yazılı delil ile kanıtlanacağı 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı gereğidir.
Somut olaya gelince; tarafların 9.4.1994 tarihinde düzenledikleri protokol ile davalının davacıya 2 yıl vadeli aylık % 4 faizle 500.000 dolar vereceğinin, teminat olarak da davalıya 750.000 dolarlık çek ile 18 nolu parsel ve 19 nolu parselin 1 ve 2 nolu meskenlerinin devrinin kararlaştırıldığı, nitekim anılan taşınmazların 22.4.1994 tarihinde satış suretiyle davalıya aktarıldığı kayden sabittir ve 9.4.1994 günlü protokolünde inançlı işlemin yazılı delili olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, borcu ödemesi için davacıya Borçlar Yasasının 81.maddesi uyarınca önel verilmesi, borç ödendiği takdirde davanın kabul edilmesi aksi halde davanın reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.Y.'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy