(818 S. K. m. 60, 66)
Dava: İstanbul Emniyet Sandığı vekili tarafından verilen 23.6.1952 tarihli dilekçede, ipotekin iptali kararı üzerine açılan istirdat davasının on senelik zamanaşımı istikraz tarihinden mi, yoksa iptal kararının kesinleştiği tarihten mi? başlayacağı hususunda Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 23.5.1940 tarih ve 1677/123 sayılı ilamı ile 16.12.1950 tarih ve 5309/6270 sayılı ilamı, yekdiğerine birleştirilmesi talep edilmekle Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Genel Kurulu'nda alakalı dosya ve ilamlar okunarak sözü geçen daire kararları arasında tevhidi içtihadı istilzam edecek bir aykırılığın mevcut olup olmadığı keyifiyeti müzekere olundu.
Her ne kadar 23.5.1940 tarih ve 1677/123 sayılı daire ilamının taalluk ettiği kararla, on senelik zamanaşımının, iptal kararının kesinleştiği tarihten ve 5309/6270 adet ve 16.12.1950 tarihli ilamda yazılı kararlada istikraz tarihinden başlayacağı kabul edilmiş bulunmakta ise de ; bahis mevzuu hususi daire ilamlarında tetkik mevzuu olan iki davadan biri üçüncü şahıs namına noterin imzası taklit olunmak suretiyle tanzim kılınan sahte vekaletnameye müsteniden yapılan ipotekin mahkemece iptalinden dolayı istikraz edilen paranın istirdadı talebine müteallik olup haksız fiile, diğer dava ise akıl hastalığına mübtela olması sebebiyle kanuni ehliyeti haiz bulunmayan bir şahsın yaptığı ipoteğin iptali münasebetiyle verilen paranın geri alınması istemini mutazammın olup haksız iktisaba dayanmaktadır.
Haksız fiile taalluk eden dava; Borçar Kanunu'nun altmışıncı ve haksız iktisaba mütedair bulunan dava ise aynı kanunun altmışaltıncı maddesine göre zamanaşımına tabi olduğundan haksız fiile müteallik dava, on senelik zamanaşımı zararı müstelzim fiilin vukuundan, haksız iktisapda ise istirdat hakkının doğduğu tarihten başlar.
Müstedinin yekdiğerine muhalif olduğunu ileri sürdüğü Temyiz Huusi Daire Karararı ise başka, başka maddi vakıaları ve hukuki sebepleri tazammun eden davalara müteallik bulunması itibarıyla mezkur daire kararları arasında mübayenet bahi konusu olamayacağından Tevhidi daire kararları arasında mübayenet bahis konusu olamayacağından Tevhidi İçtihat Kararı ittihazına mahal olmadığına 31.3.1954 tarihinde üçte ikiden fazla oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy