(818 S. K. m. 20) (3499 S. K. m. 129)
Avukat T. Dizdaroğlu tarafından verilen dilekçede; Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesince müttehaz 26.5.1945 tarih ve 1792/2029 sayılı kararla mahkumunbih meblağın miktarı üzerinden % 10, 20 gibi nisbi vekalet ücreti tayini suretiyle mukavelename tanzimi hasılı davaya iştiraki tazammun ettiği cihetle batıl olduğu yolunda içtihatta bulunulduğu halde müvekkili Yakof Sotiryadis aleyhine bir avukat tarafından ikame olunan ücret davası hakkında verilen hüküm, aynı dairece, tahsil edilecek meblağın % 40 ı nisbetinde vekalet ücreti mukavele olunması hasılı davaya iştiraki mutazammın bulunmadığı mucip sebebiyle nakzedilmiş ve şu suretle sözü geçen dairenin iki kararı arasında tezat ve mübayenet mevcut bulunmuş olduğundan bahisle yekdiğerine aykırı düşen iki içtihadın birleştirilmesi talep edilmekle dosyadaki ilamlar mündericatına göre aynı mesele hakkında Dördüncü Hukuk Dairesinin iki kararı arasında aykırılık görüldüğünden Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetince keyfiyet müzakere olunarak gereği düşünüldü :
İhtilaf konusu olan mesele: Avukat ile müvekkili arasındaki ücret mukavelenamesinde mahkumunbih meblağın miktarı üzerinden nisbi bir ücret tayin olunması hasılı davaya iştiraki tazammun edip etmediği hususuna matuf bulunmaktadır.
3499 Sayılı Avukatlık Kanununun muaddel 129 uncu maddesinde (Ücret mukavelenamesinin muayyen bir meblağı ihtiva etmesi lazımdır. Her ne suretle olursa olsun hasılı davaya iştiraki tazammun eden ücret mukavelesi batıldır. Muayyen meblağı ihtiva etmek üzere davanın neticelerine göre değişen ücret mukaveleleri muteberdir) denilmektedir. Bu madde hükmüne nazaran mukavelede tayin edilecek avukatlık ücretinin miktaren malum ve muayyen olması ve hasılı davaya iştiraki tazammun eylememesi lazım gelir.
Bunun sebebine gelince; Avukat, maddi menfaatını davanın neticesine bağladığı surette her türlü istiklalini kaybedeceğinden bu gibi hallerde avukat kendi menafiinin müdafii olur. Avukatın vazifesi ise müvekkilinin hukukunu, hak ve adalet icapları dairesinde müdafaa ve takip olacağına göre neticenin müsbet veya menfi olmasının mesai karşılığı olan ücrete tesir etmemesi iktiza eder. Böyle bir mahzurun önünü almak için Kanun Vazıı avukatlık ücretine taalluk eden mukavelenamelerin malum ve muayyen bir meblağı muhtevi olması esasını vazeylemiştir. Muayyeniyet de üç yüz, beş yüz lira gibi bir meblağın mukavelenamede tesbitile mümkün olur.
Müddeabihin yüzde nisbeti de malum bir miktar olduğundan ücret mukavelenamesinde müddeabih üzerinden tayin edilecek ücret de malum ve muayyen bir ücret demektir. Buna mukabil mukavelename, muayyen bir miktar meblağı ihtiva etmeyip mahkumunbih meblağ üzerinden nisbi bir ücreti mutazammın ise kanunun menettiği hasılı davaya iştirak durumu husule gelmiş olur.
Binaenaleyh; Mahkumunbih meblağ miktarı üzerinden nisbi avukatlık ücreti tayinini mutazammın olarak yapılan mukavelelerin muayyen bir meblağı ihtiva etmeyip hasılı davaya iştiraki mutazammın bulunduğundan batıl olduğuna 07.04.1954 tarihinde üçte ikiden fazla çoğunlukla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy