(765 S. K. m. 523)
Mesruk malın ahar kimse tarafından iade veya tazmin edildiği hallerde Türk Ceza Kanununun 523 üncü maddesinin tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığı ve ahar kimse tarafından vaki iade veya tazmine maznunun malumat ve muvafakatinin lahik olmuş bulunması meşrut olup olmadığı hususunda Ceza Umumi Heyetinin 21.9.1936 tarih, 4/100/97 sayılı ve 31.3.1947 tarih, 2/74/74 sayılı ve 28.2.1955 tarih ve 2/25/25 sayılı kararları arasında hasıl olan içtihat ayrılığının halli Başreisliğin 14.5.1955 tarihli yazısıyla istenilmesi üzerine toplanan Tevhidi içtihat Heyetinde keyfiyte müzakere olundu:
523 üncü madde nedamete değil, daha ziyade tazmin esasına ve mağdurun zararının telafisi maksadına matuf bir prensibe istinat ettiğinden amme davasından önce veya sonra ve nihayet işin mahkemeye intikaline karar vukubulacak iade de veyahut işlenen fiilin mahiyetine ve sair ahvale nazaran ret ve iade kabil olmadığı takdirde, zararın tamamen tazmininde maznunun nedametini aramağa lüzum bulunmadığı cihetle her hangi bir tesir veya tazyik altında vaki olsa dahi, istirdat dışında kalan iradi ve kasdi bir iade ve tazmin, 523 üncü maddenin tatbikini zaruri kılar.
Müessesenin esası bu prensibe istinat edince ve madde anasırının bu esasata hasren mütalaası gerekince; iade ve tazminin maznun veya ahar kimse tarafından vukubulması arasında bir fark gözetmeğe imkan kalmayacağı gibi gerek zararın tazmini prensibinin hukuki mesnedi itibariyle ve gerek sarih ve hatta zımni bir muvafakatin ekseriya suçluluğu kabulü ihsas ve suçun ikrarına delalet eden bir manayı tazammun eylemesi bakımından; keyfiyete maznunun haber ve muvafakatinin telahukunu aramaya lüzum ve mahal görülmemiştir.
Bu itibarla ahar kimse tarafından kanunen muayyen müddet içinde vukubulan ve istirdat mahiyetinde olmayan iradi ve kasdi bir ret ve iade veya tazmin halinde maznunun malumat ve muvafakati aranmaksızın 523 üncü maddenin lazimüttatbik olduğuna 29 Haziran 1955 tarihinde ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy