(743 S. K. m. 132) (YİBK. 27.03.1957 T. 1956/10 E. 1957/1 K.)
Dava: Hasan ile Hatice arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 27.3.1957 gün ve 10/1 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı gereği "ihtar", terke dayalı boşanma davasının dinlenebilirlik koşulu olup, geçerli olabilmesi için ihtarın "eşin gideceği yerin detaylı olarak adresini, o yere ulaşabilmesi için kullanılmasına sunulan yeterli gideri, ihtarın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde davet edilen eve gidilmesi gereğini ve özellikle davete uyulmaması halinde bundan doğacak sonucu, bir başka anlatımla aleyhe boşanma davasının açılacağını içermesi gerekir. Somut olay için gönderilen ihtarda ihtara uyulmaması halinde boşanma davası açılacağına ilişkin uyarıyı taşımamaktadır. Belirtilen unsurları taşımayan uyarının (ihtar) terk nedenine dayalı boşanma davasına esas alınamıyacağı (HGK., 27.12.1972 gün ve 969/2/7351532, İlmi ve Kaz. İç. Dergisi, 1973, s. 1912) düşünülmeden, davanın dinlenebilirlik koşulunun bulunmaması nedeniyle davanın reddi yerine, esastan red edilmiş olması doğru değil ise de; bu usuli yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile sonucu itibariyle doğru olan kararın (ONANMASINA) ve onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 1.4.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy