(2004 S. K. m. 235) (854 S. K. m. 5) (YİBK. 18.02.1959 T. 1958/28 E. 1959/17 K.)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili tarafından her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de konu itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, düzenlenen sıra cetvelinde kendilerine üst sırada yer verilen davalıların alacaklarının gemi alacaklısı hakkı niteliğinde olmadığını, tescil keyfiyetinin yerine getirilmediğini, belgelenmediğini ve miktarının da gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan gemide çalışma karşılığı olan alacaklarının gemi alacaklısı hakkı niteliğinde olduğunu, bu hakkın ilama bağlanmasına ya da tesciline yer olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan iki ayrı bilirkişi kurulu raporuna göre, davalılardan yedisinin gemi adamı olarak çalıştığı ancak bunların alacaklarının yer aldığı borçlu defterlerinin usulüne uygun biçimde tasdik ettirilmemiş bulunduğu, alacaklarının da diğer borçlar hesabı üzerinden izlendiği, diğer davalıların ise gemi adamı olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda davanın dava dışı borçlunun defterlerinin incelenmesi ile sonuçlandırılabileceği belirtilmiş, bunun üzerine alınan ikinci raporda defterlerin kapanış tasdiki olmadığı ve davalıların alacaklarının personele olan borçlara ilişkin hesaplar dışındaki hesaplarda takip edildiğinden, bir kısım davalıların dayandıkları hizmet sözleşmelerinin imzasız olduğundan söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Sıra cetvelinde yer alan alacakların esas ve miktarına yönelik itirazlar incelenirken dikkate alınacak deliller, sayma usulüyle belirlenmiş deliller değildir. Dava dışı borçlunun defterleri, borcun varlığını ve miktarını tesbit etmede dikkate alınabilirse de, defterlerin usulüne uygun olarak tutulmaması, defterin tutulmasında rolü bulunmayan davalılara yüklenecek bir kusur olarak değerlendirilemez. Somut olayda, davalıların bedeli paylaşıma konu gemide gemi adamı olarak çalıştıkları, defterler ve sözleşmeler dışındaki delillerle de kanıtlanabilir.
Davalılar vekilince ibraz edilen bir kısım belgelerde, bir kısım davalıların çeşitli seyahatlerde gemide çalıştıklarına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Alınan raporda da bir kısım davalıların gemide çalıştıkları, alacak tutarlarının da o işe ilişkin rayice uygun düştüğü kabul edilmiştir. Öte yandan Deniz İş Kanunu'nun 5 nci maddesinde hizmet sözleşmesinin nasıl yapılacağı gösterilmiş olup, 18.02.1059 gün ve 1958/28 E., 1959/17 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda anılan maddedeki şeklin, geçerlik şekli olmayıp ispat şekli olduğu hususu benimsenmiştir. Bu durumda mahkemece, davalıların bedeli paylaşıma konu gemide çalışıp çalışmadıkları, alacaklarının varlığı ve miktarı konusunda iş hukuku ilkeleri çerçevesinde rapor alınmak üzere, davalılar vekilinin itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak gerekir. Açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ile davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy