(521 S. K. m. 30) (5590 S. K. m. 1) (YİBK. 11.02.1959 T. 1958/7 E. 1959/10 K.)
Dava: Taraflar arasındaki karar iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacıyı odanın üyesi yapan 23.03.1979 gün ve 17 nolu kararın iptaline ilişkin hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, davalı ticaret odası aleyhine açmış bulunduğu bu davasında (eczacı olduğunu, 6643 sayılı Yasa uyarınca eczacı odasına kayıtlı bulunduğunu, oysa kendisinin davalı tarafından ayrıca ticaret odasına kaydedildiğini) ileri sürerek neticede (davalı odaca re'sen yapılan kayıt ve tescil işlemine ilişkin kararın ve işlemin iptaline ve kaydın terkinine) karar verilmesini istemiştir. 11.02.1959 gün ve 7/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde de etraflıca belirtildiği gibi; 5590 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre, ticaret ve sanayi odaları; yasasında yazılı meslek hizmetlerini görmek, meslek ahlak ve tesanüdünü kurmak, ticaret ve sanayiin genel menfaatlere uygun gelişmesine çalışmak üzere kurulmuş, tüzel kişiliği haiz kamu kurumlarıdır. Aynı Yasanın öngördüğü hükümlere göre, odalara kayıt zorunluluğu ve bu mecburiyete tabi olanlardan tahsil olunacak kaydiye ücretleri ve kaydını yaptırmayanların tabi olacakları muamele ve müeyyideler birer kamu mükellefiyeti olarak düzenlenmiş ve odaların bazı konulardaki kararlarının ilam hükmünde olduğu yasa metninde açıkça ifade edilmiştir. Az yukarıda anılan bir kamu kurumu tarafından ittihaz edilmiş olan Iazimül icra bir kararın tatbik ve icrasından dolayı hukuku muhtel olanlar tarafından açılmış olan davaların rüyet ve tetkiki ise, 521 sayılı Danıştay Yasasının 30. maddesi hükmünce Danıştay'a aittir. Davacı bu dava ile davalı kamu kurumunun tesis ettiği bir kayda dayanarak almayı amaçladığı üye aidatının alınmamasını sağlamak istemektedir. Oysa genel mahkemelerin, bir kamu kurumunu belli yolda ve doğrultuda işlem yapmaya zorlayıcı karar vermesi mümkün değildir. Esasen verilecek bu tür kararların idareyi ve kamu kurumlarını bağlayıcı nitelikleri yoktur. O halde dava dilekçesinin yargı yeri bakımından reddine karar verilmek gerekirken, işin esasının incelenerek davanın kabulü yoluna gidilmesi bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA ve davalı Konya Ticaret Odası yararına takdir edilen 3.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 13.03.1980 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy