Ankara Barosunda mukayyet Avukat Rauf Sevin tarafından verilen 25.11.1958 tarihli dilekçe ve ekleri ve bilahara verilen dilekçeler ile Temyiz Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesinin 5.1. 1936 tarihli kararı ile 16.10.1958 tarihli kararı arasında, kezalik dairenin 16.10.1958 tarihli kararı ile Hukuk Umumi Heyetinin 6.2.1939 tarih ve 47/2 E. 2 K. sayılı ilamı arasında mübayenet bulunduğundan bahisle işbu mübayenetini tevhidi içtihat suretiyle halledilmesi talep edilmekle keyfiyet bugün toplanan Tevhidi içtihat Büyük Heyetinde ledel müzakere;
Mevzuubahis ilamlardan 5/1/1936 tarihli karara karşı vaki ısrar üzerine Hukuk Heyeti Umumiyesinde ittihaz edilen 6/2/1939 tarihli kararda; 583 numaralı kanunun 3. maddesine tevfikan ittihaz edilmiş bir istimlak kararı mevcut olmadıkça, nizalı yerin mezkur kanuna merbut haritaya dahil olması sebebine istinaden istimlak edilmiş sayılması caiz, bulunmadığı hususu tebarüz ettirilmiştir.
Birinci Hukuk Dairesinin 16/10/1958 tarihli kararında ise; müddeabihin 583 numaralı kanun hükümlerine müsteniden belediyece istimlak edildiği ve istimlak mütedair olanı kararın Dahiliye Vekaleti tarafından tasdik edilmek suretiyle tekemmül ettiği ve bu suretle istimlak, edilen yerin 583 sayılı kanuna merbut harita muhtevasına dahil olmayıp ancak belediyece tanzim edilen mezreği yerler haritasına dahil olduğu tespit ve kabul edilerek istimlak sebebiyle belediyenin uhdesine intikal etmiş bulunan bir gayrimenkulun istimlak için ittihaz edilmiş bulunan kararın 583 sayılı kanuna mutabakat veya ademi mutabakatı hususunun umumi mahkemelerde tetkiki caiz bulunmadığı kabul edilmiştir.
Binaenaleyh, tetkik edilen evrak münderecatına nazaran kararlar arasında bir mübayenet mevcut olmadığına, 03.06.1959 tarihli oturumda ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy