(743 S. K. m. 634) (1580 S. K. m. 19, 70, 82, 110, 159, 160)
Tapuda kayıtlı olmayan ve belediyelere ait seyrangâh ve metruk mezarlıkların parsellenip belediye encümeni tarafından bilmüzayede şahıslara ihalesinde bu ihalenin muteber olması için ihaleden evvel belediye namına sicil kaydı tesis edilmek lazım gelip gelmediği hususunda Temyiz Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin muhtelif ilamları ve bu ilamlardan bir kısmı ile Temyiz Hukuk Heyeti Umumiyesi ilamı arasında içtihat ihtilafı bulunduğu mezkûr daire reisliğinin 31.1.1959 tarihli yazısında belirtilmiş ve içtihat ihtilafının giderilmesi istenmiş ve keyfiyet Başriyasetçe Büyük Tevhidi içtihat Heyetine tevdi edilmiş olmakla gereği görüşüldü. Neticede:
Temyiz Hukuk Heyeti Umumiyesinin 26.11.1958 tarih 7/135 E. 132 K. sayılı ilamı ile 7. Hukuk Dairesinin bir kısım ilamlarında (ammeye ait seyrangâh olan münazaalı yerin belediyenin hususi mülkiyeti altına alındığı iddia ve ispat edilmediğinden bu gibi yerler usulüne tevfikan hususi mülkiyete kalp ve o suretle tapuya tescil edilmedikçe harici satışa ve zilyetliğin devrine mevzu teşkil edemeyeceğinden) bahisle tapuca belediye adına hususi mülkiyet tescil edilmemiş olan bu gibi gayrimenkullerin bilmüzayede şahıslara satışı muteber olamayacağı içtihat edilmiş olduğu halde 7. Hukuk Dairesinin bir kısım ilamlarında o yoldaki satış muteber sayılmıştır. Davalara mevzu olan gayrimenkuller metruk mezarlık ile seyrangâh olan mahallerdir. Tevhidi içtihat müzakeresi bu nevi gayrimenkullere hasredilmiştir.
Belediye Kanunu, belediye hududu içinde mera ve korulukları dahi seyrangâh gibi mütalaa ettiği halde sonradan meriyete giren 5618 sayılı kanunun ek 3, 4, 5 ve 6. maddeleri meraları 6831 sayılı Orman Kanunu korulukları hususi rejime tabi tutmuştur. Bu sebeple içtihat ihtilafına mevzu olmayan diğer belediye emvali müzakere ve münakaşa haricinde bırakılmıştır.
Bu bapta içtihat ihtilafı şu noktada tezahür etmektedir:
Belediyeye ait seyrangâh ve metruk mezarlığı belediye parselleyip arsa haline getirmiş ve tapuca belediye adına tescil ettirmeden şahıslara satmış ve bedelini tahsil etmiştir.
Müşteriler tarafından belediye ile hazine aleyhine ikame olunan davalarda işbu gayrimenkullerin adlarına tescili talep olunmaktadır.
Hukuk Heyeti Umumiyesi ilamı ile 7. Hukuk Dairesinin bir kısım ilamlarında gayrimenkulün hususi mülkiyet şeklinde belediye adına tapuya tescil edilmeden önce yapılan müzayede ve ihalenin muteber olamayacağı içtihat olunmuştur. 7. Hukuk Dairesinin bir kısmı ilamlarında ise mücerret ihaleden önce gayrimenkulun belediye adına tescil edilmemiş olması müzayede ve ihalenin muteberiyetini ihlal edemeyeceği neticesine varılmıştır.
1580 sayılı Belediye Kanununun 159. maddesi ile Belediye sınırı içinde sahipsiz arazi mahiyetindeki seyrangâhlar ve 160. maddesi ile de metruk mezarlıklar belediyelere devrolunmuştur.
Büyük Millet Meclisinin 17 Mayıs 1934 tarih, 808 sayılı tefsir kararıyla belediyelere devrolunan hususun yalnız idare ve nezaret hakkı olmayıp tasarruf hakkının, dahi devredildiği belirtilmiştir.
Belediye Kanununun 19. maddesinin 6 numaralı bendiyle belediyelere gayrimenkul alım ve satım salahiyeti tanınmış, 70. maddesinin 11. bendiyle menafii umuma mahsus belediye gayrimenkul emvalinin bir hizmete tahsis ve tahsis cihetinin tebdili salahiyeti belediye meclisine verilmiş 83. maddesinin 2. bendiyle müzayede şartnamelerinin ve ihalelerin tasdiki belediye encümeninin vazifesi cümlesinden sayılmış 110. maddesinin 15. bendinde de bu kanun ile belediyelere devredilmiş olan gayrimenkul emvalin esmanı belediye varidatı meyanında gösterilmiştir.
Bir taraftan şehir ve kasabaların artan nüfus hacminin mesken ihtiyacını karşılamak, plan dahilinde yeni mahalleler teşkil ve medeni ihtiyaçlara uygun binalar yapılmasını teşvik etmek bu suretle beldenin imarını sağlamak, diğer taraftan belediyenin gelirini artırmak, yeni imar teşebbüslerine mali imkanlar temin etmek maksadıyla son senelerde belediyeler ammenin ihtiyacından arta kalan seyrangâh ve metruk mezarlıkları parselleyip şahıslara satmak cihetine gitmektedirler. Şahıslar belediyelerin müzayedelerine itimat ederek bu nevi arsaları almakta ve üzerlerine binalar yapmaktadırlar.
İçtihadın şahıslara belediyelerin çatışan hukuki menfaatlarını telif edecek ve belediye satışlarına itimat ve rağbeti sarsmayacak ve belediyelerin imar faaliyetlerine engel olmayacak bir şekilde inkişafı zaruri bulunmamaktadır. Esasen belediyeler şahıslara sattıkları arsaların bedelini almışlardır, ihtilafın belediye aleyhine halledilmesinde belediyenin hukuki bir menfaati ihlal edilmeyecektir. Şahıslar ise belediye satışlarına itimat ederek bedeli mukabilinde arsa satın almış bulunuyorlar, ihtilafın şahıslar aleyhine halledilmesinde ise istikrarı bozmak tahakkuk etmiş veya muntazar menfaatları ihlal bakımından şahıslar hakkında telafisi mümkün olmayacak zararlar tevellüt edecektir. Bu itibarla şahısların hukuki menfaatlarını himaye ve tercih etmek lazımdır.
Belediye Kanununun yukarıda, hülasa edilen hükümleri muvacehesinde belediyelerin idare, nezaret ve tasarrufu altında bulunan seyrangâh ve metruk mezarlıkların salahiyetli belediye uzuvları tarafından şahıslara satılmasına karar verildiği ve bu karar kesinleştiği takdirde o gayrimenkul belediyenin hususi malları arasına girer. Keyfiyetin tapuya tescili bir mesarimden ibaret olup gayrimenkulun hususi mülkiyete geçmesinin bir unsuru değildir. Diğer taraftan salahiyetli uzvun müzayede şartlarını tayin ve o şartlarla yapılan ihaleyi tasdik etmesi halinde müşteri ile belediye arasında bazı hak ve vecibeler doğar. Belediyenin gayrimenkul mülkiyetini müşteriye devretmesi, müşteri adına tapuya tescil ettirmesi veya tescil imkanlarını sağlaması ihale ile belediyelere terettüp eden vecibelerdendir. Belediye bu vecibesini yerine getirmediği takdirde müşteri hakimden bu vecibenin hükmen yerine getirilmesini talep edebilir. Müşterinin bu bapta açtığı dava belediyenin ihale ile deruhte ettiği vecibeyi yerine getirmesi ve binnetice gayrimenkul mülkiyetinin müşteriye devri ve müşteri namına sicil ihdası talebini: de mutazammındır.
Yukarıda hülasa edilen kanuni vaziyet mahkemece bu talebin kabulüne müsait bulunmaktadır.
Sonuç: Bu itibarla: Tapuda kayıtlı olmayan ve belediyelere ait seyrangâh ve metruk mezarlıkların belediyelerin salahiyetli uzuvları tarafından şahıslara satılmasına karar verilmiş ve salahiyetli uzuvlarının tayin ettikleri şartnamelere uygun şekilde şahıslara ihale ve keyfiyet salahiyetli uzuvlar tarafından tasdik edilmiş ve müşteriye terettüp eden vecibeler yerine getirilmiş ise; gayrimenkulün ihaleden evvel belediye adına tapuya tescil edilmemiş olması, ihalenin muteberiyetini ihlal etmeyeceğine ve müşterinin tescil davası açabileceği, 3.6.1959 tarihinde mevcudun üçte ikisini geçen ekseriyetle karar verildi.
AYKIRI GÖRÜŞ
Recai Seçkin (4. Hukuk Dairesi Bşk.) :
Belediyeler Kanununun ekseriyet kararında yazılı maddelerinden hiç birisinde sadece belediyenin salahiyetli uzuvlarının kararıyla bir yerin belediyenin amme malları arasından çıkıp belediyenin hususi malları arasına gireceği yazılı olmadığı gibi bu hükümlerin bütününden dahi Medeni Kanunun tapuya tescil esasını değiştiren bir durumun Belediyeler Kanunu ile kabul edilmiş bulunduğu anlaşılamamaktadır. Ekseriyetin görüşü, Medeni Kanunla ve amme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş olan tescil esasını kanuni dayanağı olmaksızın bertaraf etme neticesini doğurmaktadır ve fazla olarak amme idarelerinin muamelelerindeki laubali durumu teyit etmektedir. Bu sebeplerle kanuna uygun bulmadığım ekseriyet kararına muhalifim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy