(743 S. K. m. 298) (YİBK 02.05.1960 T. 1960/5 E. 1960/8 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiş olup evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun koyucu, babalık davasında ananın, her zaman çocuğun yararına hareket edemeyeceği olasılığından hareket ederek, küçük için kayyım tayin edilmesi ve böylece çocuğun yararının korunması için babalık davasında kayyımın bulunmasını ilke olarak kabul etmiş ve "mahkeme, evlilik haricinde bir doğumdan haberdar olduğu ve böylece bir gebelik ana tarafından kendisine haber verildiği takdirde, çocuğun menfaatini korumak üzere hemen bir kayyım tayin eder." (MK 298 md.) hükmünü getirmiştir. 2.5.1960 günlü ve 5/8 sayılı içtihadı birleştirme kararında da kanunun amacının anadan gayri bir kişi tarafından çocuğun korunması olduğu açıklanmıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da, ana tarafından açılan babalık davasına kayyımın katılmasına imkân hazırlaması, davaya katıldığı takdirde onun delillerin de toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönündedir. (Y.H.G.K. 20.1.1988 gün ve 473/42 sayılı kararı)
Medeni Kanunun 298. maddesi gereğince, küçük için kayyım tayin ettirilmesi, gösterildiği takdirde onun da delillerinin toplanması, bütün delillerin birlikte tartışılıp, sonucu uyarınca hüküm tesis olunması gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 16.1.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy