(2822 S. K. m. 58)
Dava: 275 sayılı toplu iş sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 35. maddesine göre, hakemini seçemeyen işveren adına hakem seçilmesi isteklerinin reddine dair mahkeme kararlarında bir kısmı Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesince bozulmuş, bir kısmı da onanmış olduğundan söz edilerek, daire kararlarındaki içtihat aykırılıklarının birleştirilmesi istenmiştir.
İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel kurulunca, anılan daire kararları arasında aykırılık olduğuna, bu aykırlığın İçtihadı Birleştirme yolu ile giderilmesine oybirliği ile karar verilrdikten sonra, gereği konuşulup düşünüldü:
İşyerinde, işçi niteliğinde kimse olmadığı gerekçesiyle reddine dair mahkeme kararlarından bir kısmı "hakemler H.U.M.K.nun 519. maddesine göre ihtilâfları görevleri sırasında haledeceklerine göre mahkemenin hakemi seçmesi" gerekçesiyle bozulmuş bir kısım kararlarda, mahkemenin red gerekçesi benimsenerek Dokuzuncu Hukuk Dairesince onanmıştır.
Buna göre daire kararları arasındaki aykırılık; mahkemece araştırma yapılmaksızın hakem seçilmeli mi, yoksa o işyerinde işçi tanımında kimseler olup olmadığı mahkemece araştırılmalımıdır yönünden toplanmaktadır.
İlke olarak; iş yasaları, çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki uyuşmazlıkların barış yolu ile çözümlenmesini öngörmüştür.
İşçilerin, işlerindeki faaliyetlerini durdurumaları, işveren tarafından işçilerin topluca işten uzaklaştırılmaları olarak tanımlanan grev ve lokavt'ın ancak; uyuşmazlıkların aşamalı ve uzlaştırıcı prosedürlerin bir sonuç vermemesi halinde en son çareler olduğu, 275 sayılı Kanunda kabul edilmiş bulunmaktadır.
Anılan Kanunun 35 inci maddesinde belirli uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, il hakem kurullarına görevler verilmiş ve bu kurulların kuruluş ve görevleri açıklanmış, 37 nci maddesinde de bu kurullar tarafından verilen karaların toplu iş sözleşmeleri niteliğinde olacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlerle: il hakem kurullarının kuruluşlarındaki belirgin olan amaç ve kuruluş biçimleri ile görevleri, tamamiyle işçi ile işvereni hedef tutması ve kurula katılacak kişilerin işçi ve işveren olanlar adına seçilmesi ve nihayet bu kurulda anınan kararların işçi ve işveren arasında yapılmış toplu sözleşme sayılması öngörüldüğüne göre mahkemenin bu kurulda görev yapacak işveren hakemini seçerken öncelikle işyerinde işçi çalışıp çalışmadığını araştırma, kanuni ve yapısal bir zorunluluktur.
O halde; hakemini seçmeyen işveren adına hakem seçilmesi istenildiğinde, o işyerinde işçi niteliğinde kimse olup olmadığının mahkemece araştırılması gereklidir.
Sonuç: 275 sayılı toplu iş sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 35. maddesine göre il hakem kuruluna hakemini seçmeyen ve işveren olduğu ileri srülen kuruluş adına nhakem seçilebilmesi için o işyerinde işçi niteliğinde kimseler olup olmadığının mahkemece araştırılması gerekeceğine ve içtihadın bu şeklide birleştirilmesine birinci toplantıda üçte ikiyi aşan çoğunlukla 28/4/1975 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy