(743 S. K. m. 634, 638)
Taraflar arasındaki tapu iptali-men'i müdahale, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İmamoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 30.09.1987 gün ve 1977/314 E.1987/320 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 21.06.1990 gün ve 1990/8010-8721 sayılı kararı:
(... Dava konusu taşınmazın, davacı Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Esasen bu yön yerel mahkemenin de kabulündedir. Davalının dayandığı kayıt ise tasdiksiz yoklama niteliğinde olup, bu tür bir kayıt tapu kaydı hükmünde değildir. Ancak, zilyetlik belgesi olarak değerlendirilir. Gerçekten tasdiksiz yoklama kaydı ile birleşen zilyetlik olgusu yapılan uygulama ile saptanmıştır. Ne var ki, Hazine'nin tapulu taşınmazının ya da bir bölümünün zilyetlik hükümlerine göre kazanılmasına yasal olanak yoktur. Bu itibarla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir. Tapulamaca, davalı adına tespit edilen dava konusu 3131 parsel sayılı taşınmazın, gerek tespitin dayandığı 1289 tarih ve 349 sayılı tasdiksiz yoklama kaydı, gerekse davacı Hazine adına bulunan Mart 1317 tesis tarihli 18 numaralı tapu kapsamında kaldığı uygulama ile saptandığı gibi bu husus yerel mahkeme ile Özel Daire arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Yine kesin olarak belirlenmiş olan bir husus da, çekişmeli taşınmazın, 10472 1289 tarihinden itibaren davacı Hazine tapusunun tesis edildiği 1317 tarihine kadar ve halen davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğudur. Bu durumda, Hazine tapusunun tesis tarihine kadar, davalı yararına taşınmazı hakkı karardan kazanma koşulları gerçekleşmiştir. O itibarla, yerel mahkemece tespite esas alınan ve zilyetlikle birleşen davalı yoklama kaydına üstünlük tanınmak suretiyle davanın reddedilmesi doğrudur. O halde, usul ve yasaya uygun olan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy