(765 S. K. m. 64, 536, 537)
Kamuya ayrılmış ve herkes tarafından görülebilecek Vilayet binasının duvarına yazı yazmaktan sanıklar Hamza ve Mustafa'nın yapılan yargılamaları sonunda; mahkumiyetlerine dair İ. 3 üncü Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.1979 gün ve 1979/868 E. 1979/1242 K. sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
1 - Sanıkların yazı yazdıkları Vilayet binası kamu hizmetine tahsis edilmiş bulunmasına nazaran eylemleri TCK. nun 537/3. maddesine uyduğu halde 536/2. madde ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2 - Sanık Mustafa'nın hareketi diğer sanık ile birlikte duvara yazı yazmaktan ibaret hem fiil iken, yardım ve müzaheret olarak kabulü,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, gereksiz yatırılan depo paralarının geri verilmesine 26/03/1980 gününde bir numaralı bentte oybirliği, iki numaralı bentte ise oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkeme hüküm kurarken iki noktada hataya düşmüştür.
Bunlardan birincisi, belirlenen suç vasfına göre TCK. nun 537/3. maddesi yerinde 536/2. maddenin uygulanması, ikincisi ise asli fail durumunda olan sanıklardan Mustafa'nın fer'i fail sayılıp hakkındaki cezanın TCK. nun 65/3. maddesiyle indirilmiş bulunmasıdır.
Hüküm sadece sanıklar tarafından temyiz edilmiştir.
Aleyhteki birinci hatanın bozma sebebi sayılacağı hususunda tereddüt yoktur.
Sorun, sanıklardan Mustafa lehine yapılan hatanın bozma sebebi sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.
Bir sanığın hükmü temyizdeki gayesi, aleyhine yapılan hataların düzeltilmesini sağlamaya matuftur. Bozma sebeplerini tespitte bu hedef gözden uzak tutulamaz. Başka bir deyişle, sadece sanık tarafından temyiz edilen hüküm sanık aleyhine bozulamaz. Şu hale göre hükmün yalnız ilk hatadan dolayı bozulması, sanıklardan Mustafa lehine vaki hatanın ise eleştirilmesi gerekir.
Çoğunluk görüşünün hakim olduğu bozma ilamıyla, mahkeme kararına göre fer'i fail olduğu belirlenen Mustafa asli fail durumuna getirilmektedir.
Bu husus hem sanığın hükmü temyizdeki gayesine hem de CMUK. nun 326. maddesine ters düşer niteliktedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/03/1971 gün 69-84 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMUK. nun 326/2. maddesinde hüküm yalnız mahkum tarafından ...... temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm evvelki hükümde tayin edilmiş cezadan daha ağır olamaz ibaresindeki hüküm sözünü, sadece kapsadığı ceza miktarı yönünden değil, ilk hükümdeki uygulamalar yönünden dahi düşünmek gerekir. Hatalı uygulama sonucu hükme etkisi olacak biçimde kanuna muhalefet edilmiş olması sanık için kazanılmış hak doğuran bir durumdur.
Bu nedenlerle, sanıklardan Mustafa lehine vaki ve TCK. nun 65/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin hatanın bozma sebebi yapılamayacağı düşüncesinden olduğumuzdan iki numaralı bozma sebebine karşıyız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy