(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karadeniz Ereğli Asliye hukuk mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.11.1983 gün ve 1982/541 E. 1983/742 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.3.1984 gün ve 1984/1055-2826 sayılı ilamı:
(... Dosyaya toplanan delillere göre tarafların ene azından 1975 yılından bu yana fiilen ayrı yaşadıkları ve bu arada kocasına yansıyan olayın davacının 1978 yılında ikinci defa açtığı ve redle sonuçlanan davadan önceye ait olduğu gerçekleşmiş bulunduğundan aynı olayların 1982 tarihinde açtığı ikinci boşanma davasından bu yana ise taraflar arasında evlilik birliğinin devamına imkan vermeyecek derecede şiddetli bir geçimsizliğin varlığı ispat edilememiştir. Davalının 1979 yılında yabancı ülkede satın aldığı otomobilin eşyalarla birlikte Türkiye'ye getirilmesi için aile dostlarından birine ya da üçüncü bir şahsa otomobilin şoförlüğünü yaptırmış olması diğer olaylarla doğrulanmadıkça davalının aile içindeki olumsuz davranışı olarak nitelendirilemez. Kaldı ki davacı dahi davasından böyle bir olaya dayanmamış mahkemece de bu olay geçimsizlik sebebi sayılmamıştır. Tarafların ayrılmadan önce yabancı ülkede birlikte çalıştıkları ve yaşadıkları anlaşıldığına göre davalının işine devam etmiş olmasının da şiddetli geçimsizlik sebebi olarak kabulü doğru bulunmamıştır. Bu itibarla davacının reddi karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgı sonucu dayanağı ispatlanmadığı halde evlilik birliğini devamından sosyal yarar görülmediğinden söz edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları dosyadaki tutanak ve kanıtlar bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin itirazlarını kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA 28.05.1986 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy