(6762 S. K. m. 56, 57) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki haksız rekabetin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 10.4.1987 gün ve 1985/371 E. 1987/242 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.11.1988 gün ve 1988/21567064 sayılı ilamı:
(... Dairemizin 7.3.1985'gün ve 1985/8871265 sayılı bozma ilamına mahkemece uyularak alınan 12.1.1987 tarihli bilirkişi raporunun 5. sahifesinin 6. bendinde, tarafların söz konusu mamulünün ambalaj ebadının şekli ve renginde ayniyat veya aldatıcı mahiyette benzerliğin iltibasa yol açabileceği açıkça saptanmış ve vurgulanmışken, somut olaydan bahisle sonuçta iltibas yoktur denmesi mümkün görülemez.
Mahkemece bu durumda davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava haksız rekabetin tespiti, men'i ve meydana gelen maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere T.T. Kanunu, haksız rekabeti, genel olarak aldatıcı hareket ve iyi niyet kurallarına aykırı diğer şekillerle ekonomik rekabetin her türlü kötüye kullanılması olarak tanımlamıştır (TTK. md.56).
İyi niyet kurallarına aykırı hareketler başlığını taşıyan müteakip 57. maddesinde de sınırlayıcı olmamak kaydıyla, iyi niyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir. Belirtilen maddenin 5. bendinde de başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibasları meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerine yer verilmiştir.
Hükmüne uyulan Özel Daire bozma kararından sonra mahkemece, bozma doğrultusunda yapılan inceleme nedeniyle yeniden 3 uzman bilirkişiden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 12.1.1987 günlü bilimsel içerikli raporda da tarafların imal ettikleri mamullerinin tanıtım aracı olarak kullandıkları ambalajın ebadı şekli ve renginde ayniyet veya aldatıcı mahiyette olan benzerliğin iltibasa yol açabileceği açıkça belirtilmiş durumdadır.
O itibarla davanın kabulünü öngören ve Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy