(1086 S. K. m. 73, 429) (2709 S. K. m. 36) (2. HD. 23.12.1985 T. 1985/9704 E. 1985/10975 K.)
Taraflar arasındaki Fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve işgal tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bafra Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.11.2001 gün ve 2001/939-1037 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 5.11.2002 gün ve 2002/6746-6967 sayılı ilamı ile; (...Dava fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi ve ecrimisilin tahsiline ilişkindir. Mahkemece dava red edilmiş hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; Bafra Kozağzı köyünde kain dava konusu kasap dükkanının dava dışı Mehmet Ö. adlı kişiye kiralandığını, bu kişinin dükkanı davalı Hakkı B.'ya devrettiğini, Hakkı Baskı'nın da yanına Kemal Ç. aldığını ve birlikte çalışmaya başladıklarını, fuzuli şagil olan davalıların tahliyesini, 700.000.000 TL. ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 15.8.1997 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesini ibraz etmiştir.
Davalılar adına dava dilekçesinin tebliği için çıkarılan davetiyeler tanınmadıklarından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Dava dilekçesindeki talep, ibraz edilen kira sözleşmesi dikkate alınarak, davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi ve işgal tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak kurulan hüküm, Özel Dairesince yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuş, davalılara çıkartılan duruşma davetiyelerinin tebliğ edilmemesine karşın, dava red kararı ile sonuçlandırılmış bulunmasına göre, davalıların savunma hakkını kullanmaktan yoksun bırakılmış sayılamayacağını gerekçe gösteren mahalli mahkemece, önceki kararında direnilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; kural olarak her davada duruşma yapılması ve tarafların bu duruşmaya usulüne uygun bir biçimde çağrılmaları HUMK. nun 73. maddesinin emredici hükmü gereğidir. Duruşma yapılmadan karar verilebilecek istisnai haller kanunla belirlenir.
Tarafların duruşmaya çağırılmadan, eş anlatımca; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasasının 36. maddesi, HUMK. nun 73. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemenin davalıyı dinlemek savunmasını almak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesinin mümkün bulunmadığını hüküm altına almış olup, aksi halde savunma hakkının kısıtlanmış sayılacağı, gerek öğreti, gerekse yargısal kararlarda tartışmasız kabul edilmektedir. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı Cilt II sh. 1876 vd, Yargıtay 2. H.D. 07.07.1997 gün 6788/7024 sayılı, 13. Hukuk Dairesinin 17.03.1986 gün 1982/1551, 2. H.D. 23.12.1985 gün 9704/10975 sayılı ve 15. H.D.nin 01.02.1979 gün 116/176 sayılı kararları.)
Somut olayda, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalılara tebliği için çıkartılan davetiyelerin bila tebliğ dosyaya döndüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesis edildiği belirlenmiştir. O halde; Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 28.05.2003 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy