(6762 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 484, 490) (2004 S. K. m. 67) (Yargıtay 11 HD 1986/2111 E. 1986/2772 K.)
Dava: T.C. Ziraat Bankası Karabük Şb. Md. ile Hamdi Güneş vs. arasında çıkan davadan dolayı Karabük Asliye 2. Hukuk Hakimliğince verilen 19.11.1985 gün ve 280-343 sayılı hükmü onayan dairenin 10.3.1986 gün ve 968-1283 sayılı ilamı aleyhinde Davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile SA-SA Haddecilik arasındaki kredi mukavelesine davalıların kefil olduklarını, kullandırılan kredi nedeniyle borçlarını ödemediklerini, yapılan takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren % 43 banka faizi, % 10 faiz farkı iade fonu, % 15 banka muamele vergisi ve % 15 icra inkar tazminatının tahsilini takip ve dava etmiştir. Davalılar vekili müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın (1.500.000) lira olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece iddia, savunma, ilgili belgeler ve bilirkişi raporu gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm Dairemizce onanmıştır. Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1 - Davalılar, davacı bankanın dava dışı Sa-Sa'ya açtığı krediye 1.500.000 lira limitle kefil olmuşlardır. Krediden yararlanan başkası olduğuna göre, davalıların dava dışı Sa-Sa'ya sağlanan kredinin asıl borç ve ferilerinden limit dışında müşterek borçlu sayılmalarına olanak yoktur. Gerek TTK.nun 7. ve gerekse BK. 484, 490. maddelerine göre davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluğu ancak (sağlanmış kredinin ana para ve ferilerinin ve işleyen faiz ile işlemiş faizin bir yıllığının toplamları) kefalet limiti 1.5 milyon lirayı geçmemek üzere sorumludur. Bunun dışında ayrıca kefil kendi kusuru ve temerrütü varsa ondan da limitle bağlı olmaksızın sorumlu olur (BK. 490/1) Dairemizin en son içtihadı emsal niteliğindedir, (Y.11.H.D. 8.5.1986 T. 2111.2772) Buna göre, taahhütnamede (müşterek borçlu ve müteselsil kefil) sözcüklerini, sözleşmede krediyi alan başkası olduğuna göre davalılar yönünden sadece (müteselsil kefil) olarak kabul zorunluluğu vardır.
Taahhütnamenin 26. maddesini de bu ölçüler içinde yorumlamak gerekir.
O halde davalılar davacı bankaya karşı Sa-Sa'ya verilmiş kredi borcu ve ferileri 1,5 milyon lirayı geçtiğine göre bunun ancak 1,5 milyon lirasından müteselsilen sorumludurlar; bunu da cevap dilekçesiyle kabul etmişlerdir.
2 - Mahkemenin kabul şekline göre de davalılar dava konusu miktarın 1,5 milyon liralık bölümünü kabul etmiş olmalarına göre bu miktar üzerinden dahi icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Yerel mahkeme kararının bu iki noktadan bozulması gerekirken her nasılsa onandığı anlaşılmıştır.
Sonuç: Yukarıdaki nedenlerle davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulüne, dairemizin 10.3.1986 gün ve 968-1283 sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının 1 ve 2. nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 20.6.1986 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy