(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Yenişehir Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 1.12.1989 gün ve 1986/23 E. 1989/61 K.sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 30.1.1992 gün ve 4423-845 sayılı ilâmı;
(....Tapulama sırasında 578 parsel sayılı 3108 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 523 Nolu parsele uygulanan 408 tahrir Nolu vergi kaydının batı hududunun mera okuması, Mart 942 tahrir 48 Nolu tapunun da aynı yönü çayır okuması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dayanılan vergi kaydı dava dışı parsele uygulanmış, miktarı kadar yer kapsamına bırakılmıştır. Kayıt nizalı parsel yönünü mera okuduğu gibi, komşu parsel kayıtları da bunu doğrulamaktadır. Eylemli durumda da taşınmazın bitişiğinde mera parseli bulunmaktadır. Nizalı taşınmazlar mera arasında hendek bulunması taşınmazın meradan açılmadığı anlamına gelmez. Meraların içinde hendeklerin bulunması doğaldır. Bu yön dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, davacının iddiasına dayanak yaptığı çekişmesiz 523 sayılı parsele revizyon gören T.Sani 1309 tesis ve Mart 1942 tarihli tapu kaydı, çekişmeli taşınmaz yönünü çayır okuduğu gibi, 1937 tarihli vergi kaydı da aynı yönde mera göstermektedir.
Hendek sınırının kadim ve sabit olduğunun kabul edilebilmesi için dayanak kayıtlarının bu yönde Hendek göstermesi gerektiği kuşkusuz olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy