(3402 S. K. m. 9, 10, 26) (743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarayönü Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 22.3.1988 gün ve 1987/23 E. 1988/10 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 4.4.1989 gün ve 1988/4463 - 1989/4844 sayılı ilamı: (... Davacı adına kadastro tespiti 24.19.1978 yılında yapılmıştır. Davalı 22.2.1982 tarihli itiraz dilekçesi ile haricen satın aldığını, satın aldığına dair belgesinin bulunduğunu ileri sürerek itiraz etmiş komisyonca itirazı kabul edilmiştir. davacı, parselin tapulu olduğunu harici satışın geçersizliğine dayanarak dava açmış; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. tespit 1978 yılında yapıldığına davalı yargılamada 1.7.1981 tarihli harici satış senedine dayandığına göre kadastro mahkemeleri tespit tarihinden sonra do3402ğan ihtilaflara bakamıyacağı düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek kabul kararı verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında dava konusu taşınmazın zilyetliğe ve rızai taksime dayanılarak davacı adına yapılan tespitine karşı davalının tapulama komisyonuna yaptığı bu yeri haricen satın aldığı yolundaki itirazı komisyonca kabul edilmiştir. Davacı tapulama komisyonu kararına karşı süresinde çekişmeli taşınmazın miras bırakanı, babası adına kayıtlı 327 tarih 10 numaralı tapu kapsamında kaldığını ileri sürerek kadastro mahkemesinde, temyize konu davayı açmıştır. tespite itirazın tespit öncesi sebebe dayalı ve tapulama komisyonuna verilen karara yönelik olduğu duraksamayacak biçimde anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmakta kadastro mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. O halde yerel mahkemenin bu yöne değinen direnmesi yerindedir. Ancak işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı doğru bulunduğundan sair hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel 16. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 14.02.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy